Transfer sezonunun bitimine saatler kala, Galatasaray Wolfsburg’dan Zvjedzan Misimoviç ve Liverpool’dan Emiliano Insua’yı transfer etti. İki futbolcu da sabaha karşı İstanbul Atatürk Havalimanı’nda görüntülendi.
Misimoviç bonservisiyle, Insua ise kiralık olarak transfer edildi. Kontrat detayları henüz belli değil.
Bu iki transferin Galatasaray’a önemli katkı yapacağını, 2 haftalık arada sakatların iyileşmesiyle takımın çok ciddi bir toparlanma gösterebileceğini düşünüyoruz. İki transfer de takımlarının ilk onbirinde vazgeçilmez isimler:
1. Zvjedzan Misimoviç: Geçtiğmiz sezon 31 maçta 10 golle oynadı. 2008-2009 sezonunda ise 20 asistle Bundesliga’da asist kralı oldu. Bayern Münih altyapısından yetişme.
2. Emiliano Insua: 2009-2010 sezonunda Liverpool’da 44, Arjantin Milli Takımı’nda 2 maçta sol bek olarak forma giydi. Bu sezon başında Fiorentina’ya transfer olacağı açıklandı, ancak anlaşma gerçekleşmedi.

İdeal Galatasaray onbiri:
Kaleci: Ufuk
Defans: Sabri, Neill, Ali (Servet), Insua
Orta Saha: Cana, Elano, Misimoviç
Forvet: Aydın (Serdar), Baros, Arda
Kewell ve Pino’nun yabancı sınırlaması nedeniyle kadro dışında kaldığı bu yapı bize göre Rijkaard’ın tercihi olmayacaktır. Rijkaard muhtemelen Cana’nın yerine Ayhan – Barış – Mustafa üçlüsünden birini tercih edecek ve Aydın yerine Kewell ya da Pino’yu oynatacaktır. Ancak orta sahada Cana’nın yapacağı katkı bize göre daha önemli, çünkü Elano ve Misimoviç’in birlikte oynadığı bir kadroda Cana gibi aktif savunma yapabilen, topa basabilen, enerjik ve süpürücü bir ön liberonun önemi Kewell ve Pino’nun yapacağı katkıdan daha önemlidir. Daha önceki yazılarımızda belirttiğimiz gibi, Mehmet Topal’ın gönderilmesinin ne kadar aptalca bir hamle olduğu, Insua’nın transferiyle birkez daha net biçimde ortaya çıkmıştır. Mehmet için alınan 5 milyon euro’nun üstüne 3 daha konup Cana’nın yerine Selçuk İnan transfer edilseydi, Galatasaray yine yabancı kontenjanı konusunda sıkıntı yaşamayacaktı.
Galatasaray Avrupa Ligi’ne veda ettikten, ilk iki Süper Lig maçında sıfır çektiken sonra yapılan bu son dakika transferleri takıma ciddi katkı yapsa dahi, transfer politikasının oldukça amatör olduğu ve Galatasaray Yönetimi’nin – teknik direktörün isteklerinin kaale alınmadığı, transferlerin hep son dakika yapıldığı – bu ilkel yapıyı normal gördüğü gerçeğini değiştirmeyecektir. Yine de hem takımın hem taraftarın bu sezona tutunmalarını sağlayacak bu iki transfer Galatasarayımıza hayırlı olsun.








Misimoviç….
Hagi’den bu yana serbest vuruştan golumüz yok . Bu arkadaş atar mı acaba ?
Neredeyse unuttuk şöyle bir duran topun ağlara gidişini…
Katılıyorum/Katılmıyorum:
0
0
Yönetimi panik bastı..ve Avrupa’dan elendikten sonra , TT Arenadaki koltuk-Seyirci durumunu düşünerek istemiyerek de olsa kesenin ağzını açtılar.İşin özeti bu..Bu arada THY da imdadına yetişti , az hasarla atlatacaklar.Stadı bitirecekler..
Gönül isterdi ki bunları yaz aylarında becerebilmiş olsunlar ve elenmeseydik..
Lig sert ve uzun,sakatlığı var , cezası var , herkeze kadroda yer bulunacaktır .
“Yönetim İstifa” …”Rijkaard gidiyor-Terim geliyor” gibi kaos yaratan fırtınalar bir müddet yerini ” Destek ” rüzgarlarına bırakacaktır.Amaçlanan da , bu yıl için , budur diye düşünüyorum . Annemizin Liginde hep beraber halay çekeceğiz …
İroni şurada : FB transferlerini yaptı ama yine de 3.sınıf takımlara elendi ..Bu daha da fena ! Bence “Türk Futbolunu ” ..(?) toptan ele almak ilginç olabilir..
Katılıyorum/Katılmıyorum:
0
0
Galatasaray 1980lerin Zeki Alasya – Metin Akpınar filmlerinde gördüğümüz tek patronun firavun gibi hükmü geçtiği ilkel bir yapıya dönüşmüş durumda. Karanlık holding yönetir gibi yönetiyorlar kulübü… Her işin altında gizli bir amaç, bir çıkar… Saygı, sevgi, dürüstlük, gerektiğinde fedakarlık gibi Galatasaray’ı Türkiye’nin en büyük kulübü yapan değerler 24 saat katakulli düşünen görgüsüz bir yapıya büründü. Artık kimse Adnan Polat’ın ağzından çıkan tek kelimeye itibar etmiyor. Dediğiyle yaptığı çoğu zaman tutmayan birinin sözüne itimat etmek için bir sebep yok tabii. Taraftardan yönetimdeki arkadaşlarına kadar herkesi potansiyel düşman ya da kandırılarak yönetilmesi gereken bir grup olarak gören birinin daha fazlasını hakettiğini düşünmüyorum. Hakan Şükür, Hasan Şaş, Haldun Üstünel, Abdürrahim Albayrak, Bülent Korkmaz, Cevad Prekazi… Hepsi Adnan Polat’dan sıtkı sıyrılmış insanlar. Bu sayı arttıkça, Adnan Polat’ın karanlık tarafının üstündeki örtü de kalkıyor. Yönetime sonuna kadar destek veren biri olarak ben dahi bu karanlık tarafın varlığına ve gerçekliğine ikna olmuş durumdayım. Geçen sezon Sezer Öztürk’ü, bu sezon da Prekazi’nin önerdiği Jovanovic’i tam anlamıyla ortada bırakan bu karanlık insanların Galatasaray’ı temsil etmemesi gerektiğini düşünüyorum.
Katılıyorum/Katılmıyorum:
0
0