
İş yoğunluğundan dolayı devam ettiremediğimiz yazılarımıza Fenerbahçe yenilgisi sonrası bir yenisini ekleme ihtiyacını hissettik, çünkü 6 ay önce yaptığımız tespitlerin bugün ne kadar doğru olduğunun anlaşılması gerektiğini, Galatasaray Yönetimi’nin de yüzümüze gülüp, arka planda başka işler çevirmelerini gözler önüne sermek istiyoruz.
Daha önceki yazılarımızda bazı tespitlerimiz çok tepki almıştı:
- Galatasaray’ın orta sahasında oynayan Mustafa Sarp, Mehmet Topal ve Barış Özbek’in kaliteleri Galatasaray’ın PAF takımı için dahi yeterli değil. Ayhan Akman’ı da sakatlıktan döndükten sonra bu üçlünün arasına katmak zorunda kaldık, hem de en avarelleri olarak.
- Keita Rijkaard’ın oynamak istediği sisteme uygun bir oyuncu değil. Küçük takım oyuncusu. Disiplinsiz, kaotik, dengesiz ama çok yetenekli bir oyuncu. Bu yeteneğinin sonuç vermesi için gerekli olan meziyetlere sahip değil. Ayrıca, yetenekleri Rijkaard’ın sisteminin gerektirdiği yetenekler değil. Kontratak futboluna yönelik, küçük takımlarda başarılı olabilecek yetenekleri var.
- Arda bu takımın kaptanı olmaz. Bunun sebebi, Arda’da hem yaşı hem de karakteri itibariyle liderlik özelliği olmamasıdır. Bu takımın kaptanı Kewell olmalıdır. 2 Fenerbahçe maçında da ne kadar büyük bir kaptan olduğunu kanıtlama çabası içindeki Arda, takımına büyük zarar verdi. (İlk maçta kavgaya karışarak tansiyonu yükseltti, takıma hakim olamadı, panikledi. İkinci maçta ise sakat olmasına rağmen oyuna girerek 10 kişi oynamamıza sabep oldu)
- Leo Franco kötü bir kalecidir, Ufuk’un birinci kaleci olması gerekir.
Sonuçta bize bu tespitlerimiz yüzünden “Sen futboldan anlamıyorsun”, “Ne kötümser yazılar bunlar” vb. birçok yorum geldi, eski yazılarımızı gezerek görebilirsiniz.
Ancak sanırım şu Fenerbahçe yenilgisinden sonra yukarıdaki 4 noktaya katılmayan Galatasaray taraftarı olmayacaktır.
Bunları övünmek için değil, aşağıda yapacağımız tespitlerin daha çok dikkate alınması için belirttik:
1. Rijkaard’ın maçtan sonra yaptığı basın toplantısı, Galatasaray’da gizli kalan bazı noktaların gün ışığına çıkmasını sağladı:
a. Rijkaard bir soru üzerine, “takımın mücadelesi yerindeydi. Futbolcu kalitesi ve futbol aklının yeterliliği ise ayrı bir konu. Eğer kaliteniz yeterli değilse ne kadar mücadele etseniz olmuyor.” diyerek şu gerçeği net biçimde ortaya serdi: Kadroda oynatmak zorunda kaldığı bazı futbolculara güvenmiyor, onları istemiyor,sadece zorunluluktan oynatıyor.
b. Arda’nın oynaması yanlış seçimdi açıklamasını yaptı. Bu açıklamanın detayları incelendiğinde, Rijkaard’ın takım yaparken yöneticilerin baskısı altında kaldığı ve bu baskıya boyun eğdiği açıkça görülebilir. “Ben Arda’nın ilk 18′e alınmaması gerektiğini düşünüyordum, ancak almak zorunda kaldık” benzeri açıklamaları, tercüman tarafından hasır altı edildi.
c. Yukarıdaki 2 durum da, büyük ihtimalle, takımın teknik direktörsüz şampiyon olduğu 2006 yılında gizli teknik direktörlüğe soyunan yöneticilerin başının altından çıkıyor. Eğer kafalarına göre transfer yapıp, “Rijkaard istedi” diye açıklama yapıyorlar ise, Rijkaard’ın taktik anlayışına ve oyuncu seçimlerine müdahele ediyorlar ise, Galatasaray’a ihanet içindedirler.
2. Galatasaray’ın orta sahası Diyarbakırspor ayarında. Mustafa Sarp, Barış Özbek, Ayhan Akman ve Mehmet Topal dörtlüsü yüzünden tansiyonumuz çıkmadan maç izleyemez hale geldik. Bu yeteneksiz ve beceriksiz oyuncular yüzünden takımın bütün omurgası çöktü, iyi oyuncularımızın da performansı düştü. Sezon başındaki iyi futbolun bugünden en büyük farkı, Ayhan Akman’ın olumlu oyunuydu, ancak o da sakatlandıktan sonra Alzheimer’a yakalanmış gibi sahada bulutlara dalıp, 2 metre ötesindeki oyuncuya bile isabetli pas atamaz hale gelince, takımın orta sahası yerle bir oldu. Ayhan Akman’ıın 2. yarıdaki Kasımpaşa maçında sergilediği vasat oyun dahi, sezon başındaki o muhteşem takımı hatırlatmaya yetti, anımsarsanız.
3. Haldun Üstünel ve futbol şubesi ekibinin göklere çıkardığımız transfer performansının tam bir balon olduğu, övülmesi gereken tek şeyin transferi tamamlama becerisi olduğu net bir biçimde anlaşıldı. Hava kararırken pazara inip çürük domatesleri ucuza kapatır gibi, elde kalan hayalkırıklığı yaratmış futbolcular arasından seçim yapıp, ucuza futbolcu aldım diye sevinmek, size sportif başarı getirmiyor. Gökhan Zan ve Mustafa Sarp’ın transferleri tamamen bonservissiz olmaları sebebiyle yapıldı. Halbuki Galatasaray gibi bir takımda bu bir kriter dahi olmamalı. Kader Keita, Lyon’da başarılı olamayarak küçük takım oyuncusu olduğunu kanıtlamıştı. Elano Blumer, yeterince çalışmadığı için ilk 11′e giremiyordu Manchester City’de hatırlarsanız. Harry Kewell büyük bir sakatlıktan çıkmıştı, çok riskli bir transfer olduğu daha gelmeden belliydi. Baros yine Lyon’da tutunamamış bir oyuncu.
4. Hafızamızı tazelersek, Galatasaray en iyi oyununu, Keita ve Elano gelmeden önce oynuyordu. Bu iki oyuncuyu takıma monte etme çabaları hem oyun sistemine büyük zarar verdi, hem de Aydın gibi önemli bir yıldız adayını kaybettik. Galatasaray takım halinde organize ataklar yapmayı bıraktı, Keita’nın tek başına pozisyon yaratmasına bağımlı bir hale geldi.
5. Sezon başında bizim dışarıdan gözlemleyerek net biçimde tespit ettiğimiz eksiklikleri, Galatasaray Yönetimi ancak Ocak’da intikal edebildi. Defansa Lucas Neill’i transfer ederek önemli bir iş yaptılar. Ancak Santos’un transferi, tam anlamıyla bir israf ve şımarıklıktı. Caner-Arda-Kewell-Jo-Baros-Keita-Aydın-Elano-Emre Çolak gibi sürüyle alternatifimiz varken, Santos’un yerine orta sahayı ayağa kaldıracak, takımın tekrar beğenerek izlediğimiz oyunu sergilemesini sağlayabilecek birinci sınıf bir orta saha oyuncusu transfer edilmeliydi. Santos iyi bir oyuncu, iyi bir yatırım, ancak şampiyonluğu feda edecek kadar değil…
SONUÇ:
Bu kadar problem içinden ne çıkar? sorusuna kısa cevap: Sil baştan!
- Rijkaard yönetimin boyunduruğu altında kalmaya isteseler de devam etmeyecektir, özellikle kariyerine zarar veren bunca başarısızlıktan sonra. Ya Rijkaard’ın sistemin uygun bir kadro yapısı oluşturulmalı, ya da Rijkaard gönderilmeli. Bu kadro yapısına ulaşmak için tam 5 süper transfere ihtiyaç var: Atletico Madridli Reyes gibi bir sağ açık (Keita’nın yerine), orta sahaya 2 mükemmel ön libero, Servetîn yerine çabuk bir stoper (Emre Güngör de olabilir), Baros’a genç bir alternatif. Santos ve Caner’in bonservisi alınmalı, Jo gönderilmeli. Kewell ve Leo Franco ile de yollar ayırılmalı.
- Adnan Polat, bu 5 transferi yapmak zorunda olduğunu görüp, “Bu sezon çok transfer yapmayı düşünmüyoruz” açıklamasından vazgeçmeli.
- Haldun Üstünel ve Adnan Sezgin ekibi, içinde kendilerini transfer dehaları olarak kurguladıkları fantezilerinden dışarı adım atıp, yaptıkları transferlerin hemen hepsinin 5 para etmez olduğu gerçeğiyle yüzleşmeli. Transfer konusunda, Rijkaard’a tam yetki tanınmalı. Yönetim futbolcu seçimini değil, futbolcu alımını yapmalı.
Önümüzdeki sene kadro aşağıdaki gibi olmalı.
——————————————-Ufuk——————————————-
Sabri—————-Neill————————-TRANSFER—————–Caner
———————-TRANSFER——————TRANFER————————–
——————————————-Arda——————————————-
TRANSFER—————————-Baros (Transfer) ———————Santos
Bu kadar çok transfere ihtiyaç duymamızın en önemli sebebi, zamansız, gereksiz, hazırlıksız ve tesadüfi yapılan transferlerin, Galatasaray kadrosunun kalitesini ve devamlılığını ciddi manada düşürmesidir. Kadro devamlılığı ile övünürken, her sene 10 transfer yapan Fenerbahçe’nin durumuna düşmemizin en büyük sorumlusu da tabii ki yönetimdir.








Özellikle orta saha tesbitinize. buakşam hayatımın en zor gecelerinden birini yaşıyorum öyle mutsuz,moralsi kendimi tanıyamaz haldeyim ki inanın şu anda gece 03:52 olmasına rağmen bir gram bile uykum yok bu nasıl bir takım bu nasıl bir futbol anlayışı ve nasıl orta saha ki hiç pres yapmaz.dikkatimi çekti top bizdeyken adamlar üç kişi ile basıyorlar ama bizimkiler top onlardayken resmen syrediyorlar trübünde olan taraftarların yerinde olsaydım eğer bu gün orada ki herkes bir intihara şahit olacaklar dı ben artık uslanmaz bir kırılganlık içinde gs-fb maçı izleyemez hale gelmiş ve artık bir fb galiyeti isteyen zavallı duruma düşmüş bir taraftarım Sn.ADNAN POLAT a bir şair dili ile sesleniyorum ya topla bu işe yaramazları ya da bu vefasız şarkıyı bitir.
Beğenilen Yorum, Katılıyorum/Katılmıyorum
4
0