Basit ve Net: Aslan vs Kartal

Yazan Hamit Tümer on Kas 26th, 2009 dosyalama Köşe Yazıları, Manşetler. Bu yazıyla ilgili yeni yorumları buradan takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya link verebilir ya da hakkında yorum yapabilirsiniz

Galatasaray’ın Turkcell Süper Lig’de oynadığı 13 maçın sadece üçünde gol yemedi. Biri ligden düşmeden önce oynadığı Ankaraspor karşılaşması, diğeri gol atmakta bu sezon ciddi sıkıtılar yaşayan Beşiktaş, sonuncusu ise ligin dibindeki Sivasspor. Burada çıkan sonuç şu: Galatasaray’ın akibeti, forvet oyuncularının performansına bağlı. Çünkü Galatasaray defansının gol yiyeceği belli!

aslan-kartal

Biz daha önce bu problemin, takım savunmasıyla alakası olmadığını, defans oyuncularının kalitesizliğinden kaynaklandığını söylemiştik. Galatasaray’ın defans altılısının üçü, Galatasaray’da oynayacak yetenek ve kapasiteye sahip değil ne yazıkki. Bu oyuncular Gökhan Zan, Mustafa Sarp ve Ayhan Akman. Bu oyunculardan Ayhan Akman ve Gökhan Zan’ın savunma mevhumları gelişmemiş. Oyun içinde dalıp gidiyorlar, pozisyon hatası yapıyorlar, kovaladıkları adamı durduramıyorlar, kısacası bir savunma oyuncusunun gerektirdiği özelliklere sahip değiller. Hücuma katkıları da yeterli seviyede değil. Mustafa Sarp’a gelince, onun savunma özellikleri yeterince iyi olsa da, topu oyuna sokma ve tek pas konularında ciddi sıkıntı yaşıyor.

Bu problemi ve iddiamızı net biçimde ortaya koymak için, bir karşılaştırma yapalım. Bizim 3 gol atma başarısını gösterdiğimiz, ancak buna rağmen 6 golle Turkcell Süper Lig’in en az gol yiyen takımı olan Beşiktaş’ın ideal kadrosunu, Galatasaray ile karşılaştıralım. Hem bizim iddiamızı, hem de bazı Galatasaraylı oyuncuların zaman zaman dile getirdiği “takım savunması zayıf olduğu için çok gol yiyoruz” iddiasını bu karşılaştırma sayesinde test edelim.

Galatasaray’ın defans altılısı Sabri, Gökhan Zan, Servet, Hakan Balta, Ayhan ve Mustafa Sarp şeklinde. Buna karşılık Beşiktaş’da aynı altılı, İbrahim Toraman, Sivok, Ferrari, İbrahim Üzülmez, Fink ve Ernst olarak sıralanabilir. Bu karşılaşmada ilk dikkati çeken şu: Beşiktaş’ın defans altılısındaki yabancı sayısı dört. Galatasaray’da ise bu rakam sıfır. Şimdi bu rakamı, aşağıdaki saptamayla birlikte değerlendirelim:

Türk futbolunun en büyük sıkıntısı nedir? Oyun disiplini ve tek pas. Savunmada en önemli gerekilik nedir? Konsantrasyon devamlılığı ve pozisyon alma disiplini. Pres yapan takımlara karşı en iyi silah nedir? Tek pas.

Bu saptamalar ışığında, Galatasaray’ın neden hemen her maç gol yediği ve çoğu maçta rakibine haddinden çok fazla pozisyon verdiği net biçimde ortaya çıkıyor. Galatasaray’ın savunma kurgusundaki futbolcu kalitesi, “kalitesiz kadroları var” iddiasıyla eleştirilen Beşiktaş’ın dahi, çok altında. Galatasaray, disiplinin en önemli gereklilik olduğu pozisyonlara, bu konuda ciddi aciziyet gösteren oyuncular getirerek zaten her maç gol yemeyi adeta kendi istiyor.

Bugün Galatasaray’ın orta sahasına Ernst ve Fink’i, Servet’in yanına da Ferrari’yi koyalım, iddia ediyoruz savunma problemlerimiz tamamen sona erer. Yanlış anlamayın, bu oyuncuların çok üst düzey olduğunu söylemiyoruz. Sadece pozisyonun gerektirdiği meziyetlere sahip olan, orta kalite oyuncular. Ancak ne yazık ki Galatasaray’da şu an bu kalitede oyuncular dahi yok. Transfer politikasının ne kadar öngörüsüz yapıldığını net biçimde gösteren, açıkçası vahim bir sonuç bu.

Forvet kurgusu 1: Arda, Baros, Keita. Forvet kurgusu 2: Kewell, Nonda, Elano.  İki kombinasyon da şampiyonluğa oynayan bir kadro için fazlasıyla yeterli. Ancak orta saha ve savunma, orta sınıf bir Anadolu kulübü ayarında. Bu kadar dengesiz bir takım nasıl oluşturuldu anlam vermek gerçekten mümkün değil.

Bu iddiamızı hala yeterince sağlam bulmayanlar için bir gerçek daha: Galatasaray’ın üst üste şampiyonluklar yaşadığı, Avrupa’da başarıyı yakaladığı zamanlara bakın. İstisnasız her kadroda savunmada en az 2 yabancı var. Popescu-Capone, Götz-Stumpf gibi.

1-1 berabere sona eren Manisaspor maçı sonrası Gökhan Zan’ın açıklaması: “Bir anlık hata…” diye başlayan, artık Türk futbolunun aciziyetinin simgesi haline gelmiş bir cümle. Oyun disiplininden tamamen kopuk, rakibi takip etmekle topu takip etmeyi aynı anda beceremeyen, golden önce rakibe – tamamen rakibin beceri eksikliğinden dolayı kaçan – 4-5 pozisyon veren, varoluş sebebini reddedercesine işe yaraması gereken tek anda oyunun gereğini yerine getiremeyen, sonra da “bir anlık hata” diye açıklama yapabilen savunma oyuncuları olduğu sürece, Türk futbolundan kaliteli savunma oyuncuları çıkmasını beklemek çok zor.

Son olarak, savunma oyuncularının “takım savunması zayıf” iddiasına net bir cevap: Lig’in en az gol yiyen takımı olan Beşiktaş’ın forvet oyuncuları: Yusuf, Bobo, Nihat. Bu futbolcular takım savunmasına katkı yapabilen oyuncular mı? Hayır. Hem de hiç.

Yorumunuzu yazın

Sponsor bağlantı

Foto Galeri

Giriş / Advanced NewsPaper by Gabfire Themes