Bugün Türkiye Futbol Federasyonu’nun yapmayı planladığı Turkcell Süper Lig yayın hakları ihalesine dair bazı detaylar çeşitli basın organlarında yayınlandı. Belirtilen şartlara göre yayın hakları şöyle şekillenecek:
1. A Paketi: A paketini kazanan kanal haftada 4 karşılaşmayı naklen yayınlayabilecek, naklen yayınladığı karşılaşmaların 15 dakikalık özetlerini, şifreli olmak kaydıyla, maçtan 45 dakika sonra yayınlayabilecek. Diğer maçlardan 3 dakikalık haber amaçlı kısa özet görüntüleri verebilecek, yine şifreli olarak.
2. B Paketi: Bank Asya 1. Lig’den 3 maçı, dilerse şifreli, dilerse şifresiz, yayınlayabilecek. Bank Asya 1. Lig’in tüm yayın haklarını elinde tutacak. Turkcell Süper Lig’in tüm maçlarının 15er dakikalık özet görüntülerini yayınlama hakkına sahip olacak. Süper Lig’in tüm maçlarının haber amaçlı 3 dakikalık görüntülerinin satış ve pazarlama haklarına sahip olacak.
3. C Paketi: GSM operatörü haklarına sahip olacak. Haber amaçlı görüntülerin yayın haklarına sahip olacak.

A ve B paketlerine en yüksek teklifi veren kanallar haricindeki kanallar, maçların 3 dakikalık özet görüntülerini dahi, maçtan en az 12 saat sonra yayınlayabilecek. Bu da demektir ki, pazar günü biten lig haftası ile ilgili özet görüntüleri, 1 kanal dışında hiçbir yerde aynı gün seyretme imkanına sahip olmayacak şifreli kanala erişimi olmayan vatandaş.
Bu, zaten aşırı derecede izole edilmiş olan Türk Futbolu’nun yayın haklarını kullanarak, üç beş kuruş fazla kazanma hevesiyle, Türk Halkı’nın ortak futbol ilgisini süistimal etmektir. Bizim diyelim ki ihaleyi kazanan şifreli kanalı izleyecek maddi imkanımız yok. B Paketi’ne sahip kanal da, diyelim ki bizim en nefret ettiğimiz kanal. Bir de rezil bir yorumcu koymamışlar mı programa? O programı seyredeğime, seyretmeyiz olur biter! diyecek kadar tiksindirmişler varsayalım. Ne olacak?
Futbol Federasyonu sineğin yağını çıkarmaya çalışırken, futbola olan ilginin giderek azalmasına, futbolun elit sporuna dönüşmesine yol açacak metodları giderek daha da sertleştirerek uyguluyor. Canlı yayının şifreli olması normal kabul edilebilir, ancak bize göre futbolun geniş kitlelere hitab eden bir ortak nokta olarak kalabilmesi için, önemli ölçüde özgür bırakılması gerekiyor. Zaten futbol gerçek gücünü bu paylaşımdan alıyor.
Önümüzdeki 4 yıllık ihalenin bir miktar da olsa bu yeniden özgürleşme yönüne bir adım olacağını ümid ediyorduk. Ancak, tek değişikliği TRT’nin verdiği geniş özetlerin en çok parayı veren kuruluşa devredildiği, şu andaki durumdan pek de farklı olmayan bir yayın ihalesi varmış gibi görünüyor önümüzde.
Beklenen gelir: 4 yılda 1 milyar $. Yani yıllık 250 milyon $. 2009-2010 sezonu için Digiturk’ün ödediği 260 milyon TL’nin %50 daha fazlası.
Bize göre B Paketi biraz farklılaştırılıp, 2 ya da 3 kanala verilse, yayın kalitesi ve rekabet ilkeleri korunmuş olur. Senelik gelir de belki 20-25 milyon $ düşer. Futbolu kapalı kapılar ardında oynatmaktan vazgeçmenin, yayın kalitesinde rekabeti hakem kılmanın bedeli olarak pek de yüksek değil ne dersiniz?
Sonuç: A Paketi = şimdiki Digiturk B Paketi = şimdiki TRT. Belki kanal isimleri, kutular, uydu antenleri değişir Aralık Ayı’ndaki ihalede, ancak roller aynı kalacak. Bir şifreli naklen yayıncı, bir şifresiz geniş özet yayıncısı. Geri kalanlar üvey evlat. Futbol endüstrisi büyümeye, büyüdükçe yalnızlaşmaya devam ediyor.
Not: İhalede A Paketi’ne teklif vereceği konuşulan 3 kuruluş Digiturk, D Smart ve Turk Telekom. Bu 3 kurum arasında bize göre Digiturk’ün şansı çok yüksek, çünkü 2 milyon hazır abonenin verdiği güç var arkalarında. Turk Telekom sıfırdan kuracağı bir IP TV (internet üzerinden yine şifre kırma kutusuyla ancak uydusuz) altyapısıyla girmeyi planlıyor ihaleye. Onların avantajı da, 1 milyar $ gibi bir paranın kendi büyükükleri yanında ufak bir rakam gibi kalması. Son olarak D Smart’ın pek şansı olduğunu düşünmüyoruz, çünkü önceki ihalelere de katıldılar, konu paraya gelince pek ketumdular, ihale şartları vb. konularda ise çok konuştular.
Diğer köşe yazıları için lütfen tıklayın
Anasayfaya dönmek için lütfen tıklayın






