Galatasaray, yıllar önce başlattığı alt yapı hamlesini, ne yazık ki yeterince geliştiremedi. Hatırlayacağınız üzere 1996 yılında, aralarında Appiah ve Kingston gibi tanıdık isimler de bulunan 7 Afrikalı genç yetenek Türkiye’ye getirilmiş, ancak Kingston Galatasaray’da A takıma kadar yükselmesine rağmen beğenilmemiş, Appiah ise, “Bundan futbolcu olmaz” denerek şans dahi verilmeden gönderilmişti.(Tavsiyeyi o zamanki altyapı sorumlusu Tamer Güney’in verdiği konuşulmuştu. )

Arda Turan, Sabri Sarıoğlu ve Uğur Uçar gibi altyapıdan gelen isimlere baktığınızda, mükemmel yetenekler olmalarına rağmen Galatasaray gibi 1. sınıf imkanlara sahip bir altyapıdan yeterince donanımlı çıkmadıklarını gözlemleyebilirsiniz. :
1. Sabri Sarıoğlu: Yıllar boyu sağ kanat ve orta sahada hücuma yönelik oyuncu olarak yetiştirildikten sonra, “ihtiyaçtan” sağ beke çevrildi. Alışması uzun zaman aldı, Galatasaray onun kanadından kanayıp durdu. Bu seneye kadar sahada hakeme itiraz, hem kendi takım arkadaşları hem de rakip oyuncularla tartışmaları ile sürekli gündeme geldi. Şükür ki, bu sezon ciddi bir gelişme sağladı. Ancak, 16 sene Galatasaray’ın bünyesinde yeralmış bir oyuncunun, hem defansif yeteneklerini, hem de saha içinde öfkesini ve hırsını kontrol edebilme kabiliyetini ciddi manada geliştirmiş olması gerekirdi, hem de çoktan.
2. Arda Turan: Sol kanat oyuncusu olarak senelerce alt yapıda görev yaptıktan sonra, şimdi orta sahada oyun kurucu oynatılıyor. Fiziksel olarak ne bir kanat oyuncusunun, ne de modern bir orta saha oyuncusunun gerektirdiği yeterliliğe sahip değil. Mücadele gücünü, kondisyonunu ve savunma özelliklerini çok daha yukarılara taşıması gerekiyor. Uzaktan şut atma yetisi de yeterince iyi değil henüz.
3. Uğur Uçar: Defansif anlamda çok iyi yetişmiş bir oyuncu, ancak henüz hücuma yaptığı katkılar yeterince etkili değil. Kanattan yaptığı bindirmelerde orta isabet oranı düşük, kaleye attığı şutlar zayıf.
Uzun seneler dünyaca ünlü yıldızlarla aynı havayı solumuş, mükemmel tesis imkanlarından faydalanmış, yüksek beklentilerle üzerine titrenilmiş oyuncuların en iyilerinin dahi, futbol kalitelerinin bu kadar “yarım” kalmış olması, altyapıdaki eksikliği gözler önüne sermektedir. Arda’nın Okan Buruk’un pres gücüne, Hagi’nin şut yeteneğine sahip olduğunu bir düşünün. Sabri’nin şut ve ortalarının 1. sınıf hale geldiğini hayal edin… Bu oyuncuların, Lionel Messi, Roberto Carlos gibi dünyanın en iyi oyuncuları arasına girmeleri için önlerindeki iki engel var: İyi oynadıkları maçlarda, “Ben oldum” dedirttirecek kadar kendilerini göklere çıkartan, kötü oynadıkları maçlarda ise yerin dibine geçirerek psikolojik dengelerini yerinden oynatan basın ve “ben oldum” diyen egoları. Özellikle Arda’nın “komple futbolcu” sıfatını kazanabilmesi için daha önünde çok yol var.
Sanırız Galatasaraylı yöneticiler de, altyapıdan gelen futbolcuların potansiyellerinin yeterince değerlendirilemediğini görmüşler ki, bu sene alt yapıdan sorumlu teknik kadroda büyük bir değişime gittiler. A takım için olduğu kadar, Ajax Futbol Okulu’nda yetişmiş olması sebebiyle, alt yapı için de büyük bir nimet olan Rijkaard’ın tavsiyeleriyle yeniden yapılandırılan Galatasaray altyapısı, umuyoruz ki bu değişimin sonuçlarını en kısa zamanda alır.
Arsenal dünyanın dört bir yanında futbolcu ararken, her sene 2 -3 gencecik yıldızı dünya futboluna kazandırırken, Galatasaray mükemmel bir tesis altyapısı ve dünya çapında bir teknik direktörün liderliğinde aynı şeyi neden yapmasın? Bizce, yapsın!








ee hocam sizde haberde demissiniz o egolari oldukca 1 (bir) adim ilerlemez bizim Türk milleti….
Katılıyorum/Katılmıyorum:
1
1