Galatasaray Kewell (22), Nonda (24) ve Mehmet Topal (55) ile bulduğu gollerle Dinamo bükreş’i rahat geçti.

Maçın Analizi:
1. Sivasspor maçının tıpatıp aynı kadrosunu sahaya süren Rijkaard, sanırız takımdaki “yumuşak” oyunculara, nasıl bir takım hayal ettiğini net biçimde belli etmiştir. Dinlenmiş Keita ve Elano’yu kenarda tutarak, “disiplin ve mücadele olmadan ağzınızla kuş tutsanız yetmez” mesajını başta bu iki oyuncu olmak üzere bütün takıma aşılayan ünlü teknik adamın bu seçimini ayakta alkışlıyoruz. Bize göre, 90 dakika savaşan ve oyunun iki yönünüde oynayan oyunculardan kurulu bir Galatasaray, hem taraftarının tam desteğini – sonuç ne olursa olsun – alacak hem de modern futbolun gerektirdiği özellikleri barındıracaktır.
2. Tek pasın bu maçta Galatasaray’ın oyun planının temellerinden biri olduğu net biçimde göründü. Özellikle 2. yarıda yapılan pas organizasyonları, yüreğimize umut kıvılcımları ekti.
3. Mehmet Topal, hem defanstaki doğru müdaheleleri, takım atağa çıkarken dikine verdiği isabetli paslar, hem de attığı gol sebebiyle maçın oyuncusu olmayı fazlasıyla haketti. Tamamen defansif ön libero oynamasına rağmen, geriden verdiği pasların hücuma katkısı çok olumluydu. 18′in sol köşesinden attığı mükemmel golle, uzaktan vuruşlarını da geliştirmeye başladığını gösterdi. Bu oyuncuya ayak uyduran isimler; Sabri, Gökhan Zan, Kewell ve Nonda idi.

4. Mustafa Sarp inanılmaz silik bir oyun sergiledi. Hücuma yönelik orta saha oynacağım derken, savaşan Mehmet Topal ve Barış Özbek’in önlerinde bekleyerek “Hadi topu kapın, bana verin” der gibi oynadı. Hücuma çıkmaya çalıştığında da kayda değer bir katkı yapamadı takıma. Galatasaray 10 kişi oynadı desek, biraz abartmış oluruz ama, demek istediğimiz anlaşılır. Hakan Balta 3 kere kendi kendine yere düşerek rakibe teslim ettiği toplar ve ilk yarıda Dinamo Bükreş’in yakaladığı tek pozisyonun baş mimarı olması itibariyle, kötüler arasında. Arda’nın mücadelesi umut verdi ancak becerisi için aynı şeyi söyleyemeceğiz. Barış savunmada çok iyiyken yakaladığı 2 %100 gol fırsatını değerlendiremediği için “daha ister” sınıfına dahil oldu.
5. Pres! Pres! Pres! Bu problemin halen devam ettiğini Galatasaray 2 – 0 önde iken Dinamo Bükreş’in topa ileride basmaya başlamasıyla net biçimde gördük. Galatasaray prese karşı top çevirme ve mümkün olan en hızlı biçimde topu boştaki arkadaşına ulaştırma konularını daha çook çalışmalı.
Sonuç
Rijkaard’ın orta sahadaki problemi doğru şekilde tedavi etmesi sonucu, Galatasaray kaotik bir futbol anlayışından kurtulmuş durumda. Artık üzerinde çalışıp mükemmeleştirmeye gayret edeceği bir futbol sistemi var diyebiliriz takımımızın. Bunun önemi şu: Galatasaray artık gerek elindeki oyuncuların performansını/özelliklerini geliştirerek, gerekse dışarıdan yapacağı takviyelerle, bugün oynadığı futbolu geliştirmeye müsait ciddi bir altyapıya sahip. Sistem makinesi devr – i daime başladı diyebiliriz, henüz azami hızda olmasa da. Bu makineyi mükemmelleştirecek adımlar atılırsa, Barcelona’nın bugün gıpta ile izlediğimiz futbolunu Ali Sami Yen’de seyretmemiz sadece zaman meselesi olacaktır.
Hoşumuza gitmese de şunu belirtelim. Bugün her maç methiyeler düzülen birçok isim, 2 sene sonra hedeflenen seviyeye ulaşıldığında, mükemmel makinenin parçaları arasında yer almayacaktır. Bu isimlerin kim olduklarını da, Galatasaray takımı içinde bulundukları süre içinde kendilerini ne kadar geliştirdikleri belirleyecektir.

Diğer maç analizleri için lütfen tıklayın
Köşe yazıları için lütfen tıklayın
Anasayfaya dönmek için tıklayınız







aslanlar kükredi
Katılıyorum/Katılmıyorum:
2
0
Beğenilen Yorum, Katılıyorum/Katılmıyorum
7
1
yorum
güzel
dogrusöze nedemeli süper
Katılıyorum/Katılmıyorum:
0
0
Beğenilen Yorum, Katılıyorum/Katılmıyorum
6
2
slm hocam ben gs lıyım yenıldıgınde dayanamıyorum üzuluyorum aglıyorum ama yendıyınde de göklere sıgmıyorum yenılmek bıze göre degıl bızım hedefımız buyuk ve hep böyle olacaktır.
Katılıyorum/Katılmıyorum:
5
2