Galatasaray Spor Kulünü Başkanı Adnan Polat, Galatasaray Televizyonu’na çok özel açıklamalar yaptı. Adnan Polat, “Herkes yaptığı yanlışla ve saygısızlıkla yaşamaya mahkumdur.” dedi. Taraftarların Galatasaray’ın ruhu olduğunu belirten Polat, “Mayıs ayında kupayı biz kaldıracağız” diye konuştu.
Son günlerde Fenerbahçeli bilinen medyadan Ercan Saatçi ile Metin Özülkü arasında geçen diyaloğun ardından önce Fenerbahçe Kulübü’nden daha sonra Galatasaray Kulübü’nden açıklamalar geldi. Türk spor kamuoyu şuan tamamen bu konuyla meşgul. Siz de Galatasaray Başkanı olarak olayı çok yakından takip ediyorsunuz. Bu konuyla ilgili değerli düşüncelerinizi öğrenebilirmiyiz?
Konuyla ilgili zaten biz internet sitesinde görüşlerimizi bildirdik. Beni şaşırtan olay olayın kendisinden daha çok zaten üstünde durulması gereken olay bu. Galatasaray taraftarına, camiasına küfür edilmesi. Ama olay öyle bir hale getirildiki bu haber özele girer nereden sızdı. Nereden sızmışsa sızmış onu bilmiyorum ama, bu konuyla ilgili olarak Galatasaray TV’de çalışan arkadaşlarmız suçlanıyor. Böyle bir suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum. Bu arkadaşlarımız zaten Fenerbahçe TV’de görev aldıkları dönemden, oradan ayrıldıktan 1,5 sene sonra Kadir Çetinçalı’nın bununla ilgili bir yazı yazdığını görüyoruz. Demekki bu zaten o dönemlerde ortaya çıkmış, etrafa yayılmış, dolaşmış. Bundan birkaç gün öncede internet ve diğer televizyonlarada çıktı. Buna göre bu birçok insanın eline gitmiş. O tarihte Fenerbahçe TV’de bildiğim kadarıyla ellinin üstünde çalışanı var. O tarihten sonra Fenerbahçe TV’den birçok kişinin işten ayrılıp yeni işe girenlerin olduğunu düşünüyorum. Bu dönem içinde kimden, nasıl, arşivlerinden mi, kayıttan hemen sonramı ortaya çıktı bilinmiyor. Ben onun üstünde çok durmuyorum. Galatasaray TV çalışanlarıyla ilgili suçlamayı kesinlikle reddediyorum. Böyle şeyi kabul edemeyiz. Buradaki esas meselenin üstü kapatılmaya çalışılıyor. Herkes yaptığı yanlışla, yaptığı saygısızlıkla yaşamaya mahkum. Ben olayın üstünde daha fazla durmak istemiyorum. Zaten Galatasaray sitesinden yapılan açıklamada da işin hukuksal boyutuda var. Bundan sonrada artık o mecralarda bu mesele takip edilecek. Konuyu şuan burada şahsen ben kapatmak istiyorum. Bizim bu dönemde de, geçtiğimiz bir buçuk senede de Fenerbahçe Kulübü’yle herhangi bir ihtilafımız olmadı. Farklı görüşlerde olduğumuz, farklı şekilde algıladığımız konular oldu tabi ki. Ama bir ihtilafımız, bir sürtüşmemiz olmadı. Dilerim bundan sonrada olmaz.
Sayın Başkan gündem çok sıcak, ama bu konuyla beraber Diyarbakırspor başkanının yaptığı açıklamalar Pazar gününden beri futbol gündemini çok ilgilendiriyor. Hemen hemen herkes bu açıklamaları konuşuyor. Hemen hemen bütün spor programlarına bağlanan Diyarbakırspor başkanı Pazar akşamki Galatasaray maçına çıkmama kararı aldı. Mahmut Özgener’le konuştuktan sonra gerekli garantinin kendilerine verildiği taktirde bu kararlarından vazgeçeceklerini belirtti. Başbakan açıklama yaptı. Yarın Kulüpler Birliği açıklama yapacak. Sizinde bu konu hakkındaki değerli görüşlerinizi öğrenmek istiyoruz.
Kulüpler Birliği’nde olamayacağız çünkü yarın Bükreş’e gidicez. Başkan o kadar sıkıldığı ve o kadar bunaldığı için bu şekilde bir söylemde bulunmak zorunda kaldı. Bunalmakta haklı. Çünkü haksız yere Diyarbakırspor’a ithamlarda bulunuldu. Diyarbakır Türkiye’nin en nadide kentlerinden biridir. Oradakiler de bizim insanımızdır. Bu şekildeki tezahuratları asla kabul etmiyorum. Türkiye’nin barışa ihtiyacı olduğu şu günlerde taraftarların daha sorumlu hareket etmesi çağrısında bulunuyorum buradan. Biz bu maça gidiceğiz. Gitmektende büyük mutluluk duyduğumu belirteyim. Eskiden Diyarbakır ateşten çemberken, kimse oraya gitmezken bizi davet ettiler ki biz şampiyon olmuştuk. Biz takımı Diyarbakır’a götürdük. Seve seve oraya gittik. Oradaki emniyet görevlileri ve askeri birliklerin komutanlarıyla biz Galatasaray veteranları olarak maç oynadık. Varışımızdan dönüşümüze kadar çok güzel ağırlandık. Yani şimdide çok güzel bir ortama gideceğimizi biliyorum. Diyarbakır Başkanı’na bir çağrıda bulunmak istiyorum. Davalarında ve tepkilerinde haklı olmalarına rağmen yapmak istedikleri yöntemi yanlış buluyorum. Bu şekilde hareket ederek provokasyon yaratmak isteyenlere yardımcı olmuş oluyorlar farkında olamadan. Onun için kararlarından bir an önce dönmelerini ve sporu siyasetin dışında tutmak için gayret göstermemiz gerektiğini söylüyorum ve en kısa sürede de bu kararlarını değiştirmelerinin hem Türkiye için hem Türk sporu için hem Diyarbakırspor için, herkes için hayırlı ve faydalı olacağını düşünüyorum. Ve inanıyorumki sağduyuyla hareket edecekler ve kararlarını vereceklerdir.
Sayın Polat, Diyarbakırspor Başkanı bu kararı aldıklarında iki sebebe bağladı. Sadece siyasi söylemler değil, hakem hatalarıyla da çok canlarının yandığını dile getirdi. Oynadıkları maçlardan birçok örnekle bu görüşünü süsledi. Bizi istemiyorlarsa bu ligde olmayıza getirdi. Geçen sezon Diyarbakır ikinci ligde şampiyon olurken aynı federasyonla, aynı hakemle şampiyon olmadı mı ? Yada bu sezon topladığı 12 puanı bu hakemlerle almadı mı? şeklindeki sorular da ister istemez kafalarda beliriyor.
Hakem hatalarından dolayı herkesin canı yanıyor. Açıkçası ben Diyarbakır’ın bütün maçlarını bire bir izleyip, hakem hatalarını bire bir izlemedim ama muhakkak ki orda hakem hataları olmuştur. Bundan sonrada olacaktır. Galatasaray’da bu konudan çok çekiyor. Çekmeyen takım yok gibi. Ama insanın asıl canını sıkan mesele rekabet halinde olduğunuz takımlar arasında, gerek şampiyonluğa, gerek düşmemeye, gerek UEFA’ya gitme gayreti içinde rakip olan takımlara yapılan hakem hataları birinin hep lehine birinin hep aleyhine olduğu vakit orada biraz isyanlar çıkıyor, orda insanlar feryat etmeye başlıyor. Ama Diyarbakırspor Başkanı kardeşimize şunu söyleyeyim; bu hakem hatalarından hepimiz muzdaripiz. Hakkını aramak en doğal hakkı ama yöntemi bu değil. Bunu mutlaka federasyona iletsin. Bizimde hakemlerden yana sıkıntımız oluyor. Bunu biz federasyona, ilgili kurullara başvurup düzeltmeye çalışıyoruz. Yöntem bu olmalı diye düşünüyorum. En son Fenerbahçe-Galatasaray maçıyla ilgili hiç yorum yapmadım. Malesef bunlar oluyor ve olmaya da devam edecek.
Umarım sizin bu söyleminiz Diyarbakır cephesinde de gerekli yanıtı alır ve Pazar günü Galatasaray’ı en iyi şekilde konuk ederler. Tıpkı bizim rövanşta burada yapacağımız gibi en iyi şartlarda maç oynanır.
Benim arzum orada tribünlerin dolu olması. Galatasaray’la Diyarbakırspor’un çok iyi bir futbol ortaya koyması, saha içi yönetimin kurallara uyması ve hiç kimseden etkilenmemesi, sonuç ne olursa olsun tribündekilerin ve maçı seyredenlerin keyif alması. Ben buradan Diyarbakırlı bütün kardeşlerimize ve arkadaşlarımıza selam gönderiyorum.
Sayın Başkanım bugün yine sizin sözleriniz manşet oldu. “Ekim’ler onların olabilir ama Mayıs’lar bizim için önemlidir” dediniz. Ligin neredeyse üçte birini geride bıraktık. 11 haftayı noktaladık. Liderle Galatasaray’ın arasında üç puanlık bir fark var. Derbi mağlubiyetinden sonra kazanarak zirve handikapını yok etti. Şampiyonluk yarışı yorumu için çok erken ama insanlar sizin yorumunuzu bekliyor bu konu hakkında.
Ligin 11 haftası bitti. Genel bir değerlendirme yaparsak Galatasaray olarak. Biz 9 tane Avrupa Kupası, 11 tanede lig maçı oynadık. 1 tanede Türkiye Kupası maçı oynadık. 12 tane Türkiye’de maç oynadık yani kendi ligimiz ve kupamızda. Bunlarda 2 tane mağlubiyet ve bir tane beraberliğimiz var. Bu aslında Galatasaray için büyük bir kayıp. Bu kadar beklemiyorduk. Avrupa Kupaları’nda mağlubiyetimiz yok. Grup lideri olarak Bükreş’e gidiyoruz. Şunu hatırlatmak istiyorum. 7. haftanın sonunda namağluptuk. 8. haftada berabere kaldık ki Fenerbahçe’yle de puan puana beraber gidiyorduk. Bir hafta geçti ve mağlup olduk. 8 günde 5 puan kaybettik. Fenerbahçe’nin 5 puan arkasında kaldık. 8 günde 5 puan. Bu şu anlama geliyor. Önümzde daha çok 8 günler var. Önümüzde 20’den fazla maç var. Daha bu ligin içinde çok şey değişebilir. Değişecekte. Ben takımıma çok güveniyorum. İyi bir takımımız olduğunu düşünüyorum. Sezona çok erken başladık ve bunun sıkıntılarını da yaşıyor olabiliriz. Gündemde mesela hep Arda var. Arda sezon başladığından beri Türkiye, Avrupa ve milli maçlarla birlikte 25 tane maç oynamış. Arda’da bir insan neticede. Diğer futbolcuların bir sezonda oynadığını 3 ayda oynadı. Biraz daha anlayışlı ve toleranslı davranmalıyız. Bu uzun soluklu bir iş ve futbol müsabaka bazında değerlendiriliyor ve ya göklere çıkarıyor ya yerin dibine batırıyor insanlar. Biz hesabımızı uzun vadeli yapıyoruz. Biz hesabımızı Mayıs ayının son gününe göre planlıyoruz ve inanıyoruzki o gün Ali Sami Yen’de kupayı biz kaldıracağız. Haldun’da bunu dile getirdi. Bütün birimlerimizle gayret gösteriyoruz. Taraftarımıza burada çok ihtiyacımız var. Tabiiki mağlubiyetler moralimizi bozuyor. En çok üzülenler işin içinde olanlar. Üzüntüyle yaşamamız mümkün değil, önümüze bakmalıyız. Taraftarımızın bizi yalnız bırakmaması lazım. Sezon başında taraftar şahaneydi. En son maçta tribünlerin bir kısmının boş olması biraz Fenerbahçe’ye yenilmemizin üzüntüsünden dolayı. Hava şartlarının kötü olmasından dolayı gelmediklerini düşünüyorum. Taraftar bizim Galatasaray’ımızın ruhudur. Bizi yalnız burakmasınlar.
Seyircisiz maçta Dinamo Bükreş’le karşılaşaksınız. Gruptan çıkıp çıkamayacağı bu maçtan sonra netlik kazanacak. Bu konuyla ilgili düşüncelerinizi alabilirmiyiz?
Seyircisiz oynayacak olmamız bir avantaj. Biz orada bu işi bitirmeye gidiyoruz. Grup lideri olarak buradan çıkmak istiyoruz. Bunun bize ekonomik katkısı var. Grup lideri olarak çıkınca öteki turda daha kolay rakipler geliyor. Takım çok disiplinli ve iyi çalışıyor. İnşallah oradan galibiyetle geri döneceğiz.
Kaynak: Galatasaray.org
Manşetlere gitmek için lütfen tıklayıın
Diğer haberleri görmek için lütfen tıklayın
Anasayfaya gitmek için lütfen tıklayın







