Galatasaray pazar günü, liderlik için çok kritik, 9 senedir galip gelemediği Kadıköy’deki talihsizliğini kırmak anlamında da, çok önemli bir maça çıkacak. Bütün gündem Fenerbahçe – Galatasaray derbisine kilitlenmişken, herkes maç hakkında bir tahmin yürütürken, Galatasaray’ın oyun planı nasıl olmalı sorusunu cevaplamanın, maçta yaşanabilecek senaryolara önceden hazırlıklı olmak anlamında önemli olduğunu düşünüyoruz.
Galatasaray’ın perşembe günü oynanan Dinamo Bükreş maçında ilk 60 dakika sergilediği üst düzey futbol üzerinden gidelim. Galatasaray’da Kewell ve Keita’nın önderliğinde, Nonda ve Sabri’nin de katılımıyla maçı 60. dakikada 4 – 0′a getirmeyi bildi. Bu maç için herkes “Fenerbahçe derbisini düşündüler” diyerek 60. dakikadan sonra yaşanan düşüşü normal karşıladı. Ancak geçtiğimiz iki ay içinde oynanan maçlar incelendiğimizde, son dakikalarda oyunculardaki performans düşüşünün, hemen hemen her maç tekrarlanan, Galatasaray’ın kronik hastalığa dönüşme ihtimali en yüksek problemlerinden biri ile karşı karşıya olduğumuzu görürüz. Özellikle Trabzonspor ve Ankaragücü maçlarında son dakikalarda yenen goller bu konuda bir sıkıntı olduğunu net biçimde ortaya koyuyor. Böyle bir eksikliğin, Fenerbahçe gibi son dakikalarda gol bularak maç kazanmaya fazlasıyla alışmış bir takım karşısında ne kadar önemli olduğu da aşikar. Daum’un, ilk dakikalarda seyirci baskısıyla gol bulmaya çalışması muhtemel olsa da, bunu başaramazsa, son dakikaları hedefleyeceği de açık. Peki Rijkaard bu konuda ne yapabilir? Bize göre en pratik çözüm, 3 oyuncu değişikliğinden birini, ön libero pozisyonunda oynayan ve maç boyunca Alex ve Emre gibi oyuncularla boğuşmak zorunda kalacak olan Mustafa Sarp’ı oyundan alarak kullanmak. Yerine girebilecek ilk adaylar tabii ki Mehmet Topal ve Barış Özbek. Ancak Barış’ın Dinamo Bükreş maçında ön libero pozisyonunda oynadığı kötü futbol onu daha çok sağ kanatta kullanmak gerektiğini bir kez daha gösterdi bize göre.
İkinci üzerinde durulması gereken konu yine ön libero pozisyonu ile ilgili. Dinamo Bükreş maçında Ayhan ve Mustafa Sarp’ın kendi sahalarının tam ortasında topu acemice – ve de birçok kez – kaptırırken, topu kapan oyuncunun yerine Alex’i koyduğumuzda Fenerbahçe maçında nasıl bir kabus görebileceğimizi kestirmek zor değil. Ayhan da, Mustafa Sarp da, çok fazla top kaybediyorlar. Ayhan defansif, Mustafa Sarp ofansif yönü zayıf futbolcular. Peki maça iki gün kalmış ve elimizde bunlar var. Ne yapabiliriz? Bize göre üç çözüm var:
1. Kamikaze çözüm: Orta sahada tek ön libero ile oynamak, Arda – Elano – Mustafa Sarp üçlüsünü orta sahada kullanarak, %60-65 top kullanma oranlarını hedeflemek ve defanstan çıkarken topu hata yapmayacak kalitede oyuncularla kullanmak. Ayhan’ın defansif özelliklerinin Elano’dan çok daha iyi olmadığını düşünürsek, belki o kadar da uçuk bir çözüm değil (!)
2. Orta riskte çözüm: Dinamo Bükreş maçında olduğu gibi, Mehmet Topal’ı stoperde kullanarak, defansın pas yapma kabiliyetini arttırmak. Burada en büyük risk, Mehmet Topal’ın hava hakimiyetindki zayıflığı ve stoper oynadığını zaman zaman unutarak hareket etmesi.
3. En risksiz çözüm: Hakan Balta’nın yerine Caner Erkin’i oynatmak. Caner’in topu oyuna sokma kabiliyeti, Fenerbahçe’nin baskısını bir nebze de olsa azaltmak için çok önemli. Caner’in muhtemel kademe hatalarını – Hakan Balta’nın sakatlıktan yeni çıkmış olduğunu ve son Trabzonspor maçında sahanın en kötüsü olduğunu düşünürsek – Hakan Balta’nın da yapmayacağını kimse garanti edemez.
İki tam defansif ön libero ile oynamak çözüm değil çünkü bu sefer defanstan top çıkarmak mümkün olmaz ve maç Fenerbahçe lehine tek kaleye döner. Çözümü en zor problemi bu Galatasaray’ın şu anda.
Galatasaraylı futbolcuların şunu anlaması gerek: Top kendilerinde olduğu sürece, oyun rakip alana yıkıldığı sürece, Fenerbahçe’nin tek şansı kontrataklar olacak. Burada kritik nokta, Galatasaraylı defans oyuncularının orta sahaya kadar geldiklerinde, rakibin topu kapması üzerine kendi kalelerine koşmak gibi anlamsız bir seçim yapmamaları gerektiği. Baskıyı o an orada kurarak, gerekirse faulle oyuncuyu durdurarak, defansa yerleşecek zaman tanımalılar. Burada en büyük sorumluluk Ayhan ve Mustafa Sarp üzerinde, ancak stoperler de Fenerbahçeli oyuncuların yanında 40 -50 metre “jogging” yapacaklarına, müdahele etmeyi düşünmeli.
Fenerbahçe Galatasaray’a Dinamo Bükreş’in ilk 60 dakika verdiği serbestiyi tanımayacak, oyunu geride kabul etmeyecek. Servet, Mustafa Sarp ve Hakan Balta gibi topla becerisi çok düşük olan oyuncuların topu almasını bekleyip, 3 – 4 kişiyle anlık baskı kuracak. Eğer topu almayı becerirlerse, Galatasaray defansı 3 – 2, 3 – 3 gibi tam Alex’e göre bir pozsiyonda yakanacak. Eğer topu alamazlar da, Galatasaray orta sahayı geçerse, geri çekilecek ve orta sahayı kalabalıklaştıracaklar. Bu baskıyı aşmak için Ayhan, Arda ve oynarsa Elano’nun geriye gelerek – hata yapmadan – topu ileri taşımak zorundalar. 3 – 4 kişi ile pres yaparken Fenerbahçe, arkada tabii ki boşluklar bırakacak ve bu boşlukları Kewell ve Keita çok iyi değerlendirebilir. Onlara en etkili pasları atabilecek isim ise Elano.
Elano – Arda ikilisinden hangisinin oynayacağı da Rijkaard’ı zorlayacak bir soru. Hangisinin diyoruz, çünkü Dinamo Bükreş maçındaki performansıyla Harry Kewell maçın kilidini açan adamdı; bu kadar formdayken onu kullanmamak büyük hata olur diye düşünüyoruz. Elano’yu Arda’nın önüne çıkaran özellikleri, hızlı ve isabetli uzun paslar atabilme yeteneği ve uzaktan şutları. Arda’nın ise mücadele gücü, adam geçme kabiliyeti ve 18′e yakın aldığı topları gol pozisyonuna dönüştürebilme yeteneği Elano’dan daha önde. Zor seçim, ancak Arda olma ihtimali yüksek.
Sadede gelmeden önce, Fenerbahçe’ye de kısaca göz atalım: Alex orta sahadan bir pas ile gol pozisyonu yaratabilecek yetenekte bir oyuncu. O topu her aldığında baskı yemesi çok önemli. Kazım, savruk oyununa rağmen 18 içinde topla buluştuğunda tehlikeli olabilen bir isim. Leo Franco’nun Kazım’ın gol attığı tarzda çok gol yediğini bildiğimizden, defansın en önemli önceliklerinden biri o olmalı. Guiza %100 pozisyona girme konusundaki yeteneği ve bu pozisyonları kullanma konusundaki yeteneksizliği ile tam bir soru işareti. Oyun sıkıştığında Gökhan Gönül’ün yaptığı bindirmeler çok etkili olabiliyor, Hakan Balta (ya da Caner) buna çok dikkat etmeli. Emre Belözoğlu’nun 18 etrafından attığı şutlara da, Alex’de olduğu gibi – dikkat edilmeli.
Sonuç:
- Galatasaraylı oyuncuların, maçın heyecanına kendilerini kaptırmayarak, %100 gol pozisyonlarını değerlendirmede soğuk kanlı olmaları aslında maçı defans hatalarına rağmen kotarabilecek en önemli faktör. Forvette Rijkaard’ın Baros’u tercih edeceğini düşünüyoruz, ancak eğer Elano oynamazsa bizim seçimimiz Nonda. Çünkü ancak Elano, Baros’u bir nebze çekilir kılan arapasları atma kabiliyetine sahip. Rijkaard’ın taktiği topa hakim olarak rakip sahada basmak olacak ise, Dinamo Bükreş maçında olduğu gibi, Nonda tartışmasız doğru seçimdir.
- Top çevirirken top kaptırmamak, Galatasaraylı defans (ön liberolar dahil) birinci önceliği olmalı. Topu taca atsınlar, ama kaptırmasınlar. Bunu becerdikleri taktirde, Fenerbahçe ataktayken oyunu soğutabilirlerse, Alex’i durdurmak çok daha kolay olacaktır. Gerekirse maç içinde yapılacak değişikliklerle, son dakikaya kadar diri kalacak bir orta saha Galatasaray’ın olmazsa olmazı.
- Fenerbahçeli oyuncuların birçoğu başta Emre Belözoğlu ve Alex olmak üzere, sıkıntı yaşadıkları anda maçı germeye müsait isimler. Seyirci baskısını da arkalarına alarak hakemi yanlarına çekmeye, Galatasaraylı oyuncuları sinirlendirmeye çalışacaklar. Fenerbahçe zaten derbi maçları gererek oyun kalitesinin düşüren ve oyunu sinir harbiyle kazannan bir takım. Eğer Galatasaraylı oyuncular sakin olup oyuna konsantre olabilirlerse, Fenerbahçe’li oyuncular maç ilerledikçe kendi kendilerini sinirlendirmeye ve hatalar yapmaya başlayacaklar. Sabri Sarıoğlu ve Ayhan Akman Fenerbahçe’nin bu “oltasına” gelmeye en müsait oyuncular.
Bizim ilk onbirimiz:
Leo Franco
Sabri Sarıoğlu
Servet Çetin
Gökhan Zan
Caner Erkin
Mustafa Sarp
Ayhan Akman
Arda Turan
Kader Keita
Shabani Nonda
Harry Kewell












yorumlarınız cok guzel sıze tesekkur edıyorum fanatık bır gs li olarak
Katılıyorum/Katılmıyorum:
1
0
gerçekten qüzel yorumlamışsınız bu maçı kesinlikle biz alacaqız başka çaresi yoqqq başarılar cimbomummm
Katılıyorum/Katılmıyorum:
1
0
Beğenilen Yorum, Katılıyorum/Katılmıyorum
10
1