Efsane geri döndü: Galatasaray 4 – Dinamo Bükreş 1

Yazan Hamit Tümer on Eki 23rd, 2009 dosyalama Maç Analizleri. Bu yazıyla ilgili yeni yorumları buradan takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya link verebilir ya da hakkında yorum yapabilirsiniz

Galatasaray, ilk 60 dakika sergilediği muhteşem oyunla tam 4 gol bularak Dinamo Bükreş’i farklı mağlup etti. Maçın gollerini Kewell (33), Nonda (43, 46) ve Elano (59) attı.

Galatasaray ilk 60 dakika 1. sınıf bir futbol sergiledi

Galatasaray ilk 60 dakika 1. sınıf bir futbol sergiledi

MAÇ ANALİZİ:

1. Galatasaray’ın bu maçta 60 dakika oynadığı 1. sınıf futbolun devamını sağlayabilmek için şu tespitin üzerinde durmak çok çok önemli: Galatasaray oyunu önde kabul eden, 2-3 kişiyle pres yapan takımlara karşı topu ileri taşımak konusunda çok ciddi beceriksizlik gösteriyor. İlk 60 dakika geri çekilen, pres yapmayan bir görüntü çizen Dinamo Bükreş takımı, ne kadar büyük bir hata yaptığını sanırım durum 4 – 0 ‘a geldiğinde ve  oyunu ileri taşıdıklarında anlamışlardır. Galatasaray’ın, topu ileri taşımasına izin verildiğinde durdurulamaz hale gelen hücum gücünü, defansın inanılmaz yavaş ve hataya çok müsait pas kabiliyetini 2 oyuncuyla felç ederek durdurmak çok kolay hale geliyor. Zaten Turkcell Süper Lig takımlarının antrenörleri bunu gördükleri için Galatasaray’a karşı mutlaka presle mücadele ediyorlar. Bu sıkıntıyı aşmak için defansın hızlı pas yapması, hücuma çıkılırken top kaybı yapmamaya çok dikkat etmesi, önü boşken top sürüp, pres yediği anda kısa ve hızlı pasla presi savuşturmayı öğrenmesi gerekiyor. Sabri ve Caner bunu becerebilecek isimler olsa da, Gökhan ve Servet konusunda o kadar iyimser olduğumuz söylenemez.

2. Mehmet Topal’ın Servet’in yanında stoper olarak oyuna başlaması, şaşırtıcı olduğu kadar olumluydu da. Boş adamı görüp hızlıca topu ona ulaştırma konusunda maçın büyük bölümünde başarılı olan Mehmet Topal, orta sahada oynadığı zaman yeterli gelmeyen top tekniği ve pas yeteneğini, stoper olarak fazlasıyla kullanma fırsatı buldu. Takımın topu ileri taşımasına önemli katkı yaptı, ancak defansta açıklar da verdi. Rijkaard’ın pas yeteneği güçlü bir stoperin takıma neler katabileceğini bu maçta gördüğüne inanıyoruz.

Kewell_Dinamo_Bukres2

3. Kewell inanılmaz bir performans sergileyerek, “geri dönüşünün” sinyallerini verdi. Son 5 maçtır – arada sırada sahneye çıksa da – sahada tam anlamıyla kaybolan Harry Kewell, bu akşam Sami Yen’de Liverpool’daki günlerini hatırlatan üst düzey oyunuyla takıma liderlik etti. Top sürüşü, adam geçişi, pasları, pozisyon alışı, attığı gol… Hepsi mükemmeldi. Bu oyunuyla, sahada adeta “yıldız benim!” diye bağırarak dolaşan Keita’yı dahi gölgede bıraktı. Keita Trabzonspor maçındaki dağınıklığı ve iştahının aynısıyla başladı maça. Ancak Kewell’in oyuna liderlik etmeye başlaması, takımın hızlı paslarla oyunu ileri taşıması, Elano’nun ara pasları, onu da “terbiye” etti, muhteşem adam geçme kabiliyetini takım oyununa olumlu katkı yapacak biçimde kullanmaya başladı. 22′de attığı sayılmayan gol, 43 ve 46′da Nonda’ya verdiği gol pasları ile oyuna inanılmaz katkı yaptı.

Kewell oyuna ağırlığını koydukça, Keita'nın savruk oyunu da düzene girdi

Kewell oyuna ağırlığını koydukça, Keita'nın savruk oyunu da düzene girdi

Maçın yıldızı ünvanını burun farkıyla Kewell’a kaptırmasının sebebi, Kewell’in sakin liderliğinin takımın tümüne getirdiği kendine güven ve disiplindi. Bu iki yıldızın sürükleyici serüvenine katılan “yardımcı oyuncular” Nonda ve Sabri idi. Nonda gerek orta sahaya kadar gelerek yaptığı verkaçlarla, gerekse ön direk ve altı pasa yaptığı koşularla arkasındaki oyuncuların yeteneklerini sergilemelerine izin veren isimdi. Attığı iki golle bize göre Fenerbahçe derbisinde en az 30 dakikayı garantiledi. Sabri ise, kademe konusunda 1-2 kez yaptığı zamanlama hataları dışında defansif anlamda bir zaafı yoktu. İleride Keita ile birlikte sağ kanadın hakimiydiler.

Nonda iki golle skora en büyük katkıyı yapan isimdi

Nonda iki golle skora en büyük katkıyı yapan isimdi

4. Elano’ya, maçı seyredemeyenlerin merak ettiğine emin olduğumuz için, ayrı bir parantez açmak gerek. Galatasaray’a geldiği günden beri en mücadeleci oyununu oynadı Brezilyalı futbolcu, iyi haber bu. Kötü haber, takımın kendisine, kendisinin takıma alışması için daha zaman gerek. Attığı paslar o kadar akıllıca ki, takımın kolektif zekasının ona adapte olabilmesi için bir miktar pratik gerek. Attığı penaltının, verdiği 20 metrelik pasla, bir bakıma asistini yapan Elano, maç boyunca skora doğrudan başka katkı yapamasa da, özellikle Dinamo Bükreşli oyuncuların oyunu sıkıştırdığı anlarda Galatasaray’ın pozisyon bulması için gereken hızlı kanat değişimlerini ve öldürücü ara paslarını becermesi Elano’nun oyun kuruculuk pozisyonuna Arda’nın yerine tekrar aday olmasına yetecek kadar iyiydi. Özellike Arda’nın son günlerde düşen performansı göz önünüe alındığında.

Elano takıma alışmaya başladı

Elano takıma alışmaya başladı

5. Gelelim kötülere. Öncelikle Ayhan ve Mustafa Sarp’ın yaptıkları top kayıpları ile maçın Lorel ile Hardy’si olduklarını söylemekle başlayalım. Ayhan, Trabzonspor maçında topu ileri taşırken sergilediği muhteşem futbol ile kapatmıştı defansif zaaflarını, abes top kayıplarını. Ancak bu maçta onu da yapamadı Ayhan, daha çok dolandı durdu. Mustafa Sarp, Trabzonspor maçında kaptığı toplar ve yaptığı kritik ilk müdaheleler ile affettirmişti yaptığı gereksiz top kayıplarını, pozisyon hatalatını. Bunları da yapamadı ne yazıkki bu akşam, oldukça güçsüz bir görüntü çizdi. Orta sahada Appiah ile Aurelio oynasa ne olurdu dedirtti ikisi de. İkisi de, arkaları rakip sahaya dönükken top aldıkarında sonsuz zamanları olduğunu zannediyorlar. Fenerbahçe böyle bir orta sahayı paramparça eder. Alex’in, Ayhan’ın ikram edeceği topları nasıl etkili değerlendireceğini söylemeye gerek yok. Ayhan ve Mustafa Sarp’ın bu konudaki eksiklerini acilen kapatması gerek. Hızlı ve garanti paslarla çıkmaları gerektiğini, bir pas vermek için kağnı hızıyla topu sol ayaklarından sağ ayaklarına alıp, şöyle bir okşayıp, sonra da yumuşak bir dokunuşla arkadaşlarına gönderme gibi bir lüksleri olmadığını kabul etmeleri gerek. Yoksa bu iki orta saha oyuncusu, Kadıköy’de bir çuval inciri berbat edebilir. Ayhan’ın yerine alınan Barış da, oyunda kaldığı kısa süre içinde Rijkaard’ın kendisini neden oynatmadığını bir kez daha gösterdi. Aldığı toplarla 6 kişilik defansın arasına dalan Barış, hem pas verme konusundaki mental eksikliği hem de bu konudaki beceriksizliği ile, orta sahadan çok kanatta bir alternatif olabileceğini tekrar kanıtlamış oldu. Son olarak Leo Franco’ya, soru işareti vererek kötüler arasında sayma gereksinimi duyuyoruz. Lider ve hücuma katkı yapan bir kaleci, kabul. Bire birde çok iyi, kabul. Ancak her maç bir gol yemeyi de bir şekilde beceriyor. Özellikle 18′in çevresinden atılan şutlarda çoğu zaman “acaba girdi mi?” şeklinde seyretmeyi tercih ediyor. Nitekim yediği golde ve son dakikalarda direkten dışarı giden şutta sadece seyretti.

Mehmet Topal tercihiyle şaşırtan Rijkaard oyundan oldukça memnundu

Mehmet Topal tercihiyle şaşırtan Rijkaard oyundan oldukça memnundu

Sonuç:

- İleride basmayan hiçbir takımın Galatasaray’a karşı en ufak bir şansı olduğunu düşünmüyoruz. Bunu ileride basan takımlar için de söyleyebilmemiz için, Galatasaray defansının, topu hızlı ve etkili biçimde ileri taşımayı öğrenmesi gerekiyor. Ya da bilen birinin getirilmesi. (Bkz. Popescu)

- Galatasaray’ın oynadığı 9 Süper Lig, 3 Avrupa Ligi karşılaşması şunu gösteriyor: Defansif, oyunu geride kabul eden takımlara karşı Nonda’yı, defanslarını orta sahaya yakın kuran takımlara karşı Baros’u kullanmak gerek! Rijkaard’ın artık Baros’un kapalı defanslar karşısında tam bir zaman kaybı olduğunu görmesi, bu tarz takımlara karşı Nonda’ya çok daha fazla süre vermesi gerekiyor.

- Ankaragücü gibi, oynadığı oyuna futboldan başka herşey denebilecek kasap takımlara karşı zorlanan Galatasaray’ın, aşağı yukarı aynı ayarda, ancak kasaplığı ikili mücadele zanneden hakemler tarafından korunmadığı için maçı normal bir sertlik düzeyinde oynayan bir takıma karşı neler yapabildiğini bir kez daha gördük. “Her şeye faul veriyorlar, sonra da takımlarımız Avrupa’da başarılı olamıyor” diye yıllarca beynimizin etini yiyen eski hakem yorumcularının kına yakma zamanı geldi sanırım, çünkü şimdi durum tersine döndü.

2 Yorum “Efsane geri döndü: Galatasaray 4 – Dinamo Bükreş 1”

  1. ALİ diyor ki:

    koçum yeeeeeeeeeee onları

    Katılıyorum/Katılmıyorum: Katılıyorum 3 Katılmıyorum 0

  2. izmirliyoldas diyor ki:
    süpersiniz şova devam aslanım sıradaki kurban fenerbahçe arkadasla ezeceğiz onları

    Beğenilen Yorum, Katılıyorum/Katılmıyorum Katılıyorum 16 Katılmıyorum 0

Yorumunuzu yazın

Sponsor bağlantı

Foto Galeri

Giriş / Advanced NewsPaper by Gabfire Themes