Elmas madeninden kömür çıkarmak: GSTV

Yazan Hamit Tümer on Eki 21st, 2009 dosyalama Köşe Yazıları. Bu yazıyla ilgili yeni yorumları buradan takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya link verebilir ya da hakkında yorum yapabilirsiniz

Faruk Süren Galatasaray Başkanı iken, Galatasaray’ın Türkiye’nin en önemli markalarından biri olduğunu söylediğinde, bunun anlamı pek anlaşılamamıştı. Daha doğrusu, bu markanın pratikteki yansıması, hayatımızdaki gerçekleşme yeteneği tam olarak görülememişti. Galatasaray Televizyonu (GSTV), bu marka değerinin pratiğe dökülmüş gerçekleşmelerinden biri.Ancak kanımızca, Galatasaray Televizyonu şu andaki haliyle potansiyelinin %10′unu bile kullanamıyor. GSTV’yi yönetenler, GSTV’den para kazanmak için ciddi çabalar harcayıp, profesyonelce  anlaşmalar yapsalar da, içerik yaratma anlamında aynı derecede profesyonel bir beceri sergileyemiyorlar. Bunun en muhtemel açıklaması, GSTV’yi yönetenlerin, taraftar olmamaları. 20 milyondan fazla taraftarın ne istediğini anlayamadıkları için, duygusal olarak bağlı olduğumuz, ancak seyretmediğimiz bir kanal ortaya çıkıyor.

GSTV'ye sunulan inanılmaz ayrıcalıkların sunduğu muhteşem potansiyel ne yazıkki kullanılamıyor

Florya Metin Oktay Tesisleri'nde stüdyo sahibi olmak gibi inanılmaz avantajlara sahip olan GSTV bunu kaliteli içeriğe dönüştüremiyor

Yapılan programları incelediğinizde, Digiturk’e üye olan yaklaşık 700 bin Galatasaray taraftarından, neden henüz sadece 10 bininin GSTV için ayda 5 TL ödemeyi kabul ettiklerini anlamak gayet mümkün. Galatasaray’ın kaynak yaratmak için oluşturulan, temelde çok mantıklı, ancak pratiğe dökülürken acemice 6 projesinin hemen hepsinde yapılan hata, GSTV’de de yapılıyor. Hiçbirşey vermeden, almaya çalışıyor GSTV’yi yönetenler.

Temel problem şu: GSTV yeterince gerçek değil. Halihazırdaki bazı programları kısaca inceleyerek ne demek istediğimizi daha net biçimde ortaya koymaya çalışalım. Örneğin 19 Ekim Pazartesi gününün önemli programlarına bir göz atalım:

- Kaleydoskop: Artık kimsenin seyretmediği televole programlarının içinden bir kesiti andıran, Galatasaraylı futbolcuların hem profesyonel hem de özel hayatlarını konu alan bir yapım. Ancak hedef kitle belirlemeden yapıldığı için, programın %50sinde “futbol taraftarları” sıkılıyor, geri kalan %50’sinde de “genç kızlar”

- Florya’da Sabah: İçerik tekrarı haline gelmesi çok muhtemel bir program. Futbolcular antrenmana çıktılar, yemek yediler vs. vs…

- Unutulmaz Anlar: (Galatasaray – Hertha Berlin: 15.09.1999) Sanırım GSTV’de 4 kez rastladığım bir içerik daha. Yine içerik tekrarı problemi var. National Geographic vari bir belgesele dönüştürülmediği sürece, arşivden  alınmış bir maçın bir bölümünün yanınlanmasından ibaret. Özetle, amatörce.

- 90+: Tema olarak çok doğru bir seçim olmasına rağmen, uygulamada başarısız bir program. Hem sunucu, hem de konukların çok daha profesyonel kişilerden oluşması gerektiğini düşünüyorum. %100 futbol ve hatta Maraton varken, kimsenin bu haliyle 90+ seyredeceğini zannetmiyorum.

Program kalitesininacilen yükseltilmesi gerekiyor

Program kalitesinin acilen yükseltilmesi gerekiyor

Hazırlanan programların birçoğundaki tema seçimideki yanlışlık ve programların amatörce yapım kaliteleri şöyle dursun, bir de GSTV yöneticileri şöyle bir varsayım yapmışlar: Galatasaray taraftarı, futbol dışı branşları seyretmek için yanıp tutuşuyor!

Daha fazla uzatmayalım, GSTV’nin ciddi bir içerik problemi var. Yiğidin hakkını vermek adına, yapılan bazı olumlu işleri de belirtelim, çözüm alternatiflerini sunmadan önce:

- A2 takımına özel bir önem göstermeleri çok güzel. Hem A2 ligi maçlarını, hem de A takım ile A2 takımı arasındaki maçların yayınlanması çok akıllıca

- Geçen haftaki maçın tamamının yayınlanması çok doğru bir seçim

- Rijkaard ile soru cevap iyi bir program

- Futbol yorum programlarının birçoğu tema olarak doğru seçilmiş, uygulamada amatör olsa da. 90+, Analiz, Sadece Futbol gibi.

Çözüm nedir? Kısaca, yıkıp baştan yapmak. Detayına inersek:

- Öncelikle temel mantık değiştirilmeli. GSTV’de yayınlanan her  program, belli bir izleyici kitlesine hitap eden, profesyonel basın mensupları tarafından hazırlanan ve yönetilen bir şablona oturtulmalı.

- Galatasaray taraftarının saygı duyduğu ve dinlemek istediği yorumcuların katıldığı, profesyonel spikerler tarafından sunulan futbol yorum programları hazırlanmalı.

- Galatasaray tarihi ile ilgili programlar, National Geographic, History Channel gibi profesyonel belgesel hazırlayan ekipler tarafından oluşturulmalı.

- Florya tesislerinde stüdyo sahibi olmanın getirdiği avantajlarla klasiğin dışında pek çok program yapılabilir. Aklımıza gelen bir örnek: Maçın önemli dakikalarının 3 Galatasaraylı oyuncuyla beraber yorumu, yapılan hataların tartışılması, taraftar sorularının cevaplanması.

- Prensip olarak, samimiyet çerçevesinin dışına çıkılmamalı. Örneğin, farklı bir yenilgiden sonra, “Hocam ne kadar şansısız değil mi? Yani 5-0 kazanacağımız maçı 3-0 kaybettik” gibi izleyicileri sinirden güldürecek yorumlar yapan, “yağcı” mantık tamamen kapı dışarı edilmeli.

Bana sorarsanız, iyi hazırlanmış bir GSTV için ayda 5 değil, 10 TL de vermeye değer. Ancak, muhteşem projelerle Galatasaray’ı şaha kaldıran Başkan Adnan Polat ve ekibinin, projelere katılımın az olması sebebi ile sıkça sorduğu “Nerede bu 20 milyon taraftar?” sorusunun GSTV için olan cevabı, bütün projeler için geçerli:

Sessiz protestodalar. Projelerin Galatasaray taraftarının hakettiği kaliteye ulaşması için beklemedeler.

2 Yorum “Elmas madeninden kömür çıkarmak: GSTV”

  1. [...] size GSTV hakkında kaleme aldığımız yazıda bahsettiğimiz “gerçeklik” probleminin bariz bir örneği. Sabri Sarıoğlu’na [...]

    Katılıyorum/Katılmıyorum: Katılıyorum 1 Katılmıyorum 0

  2. mert diyor ki:
    futbol programları gerçekten beş para etmiyordu. galatasaray yenildikten sonra körler sağılar birbirini ağırlar moduna girmeleri, hiçbir oyuncuyla ilgili eleştirel görüş belirtememeleri ve bir tek gün yönetimi eleştirememeleri taraftar potansiyelini neden böylesi dandik bir kanala yönlendirsin ki?

    tek beğendiğim şey paf takım maçlarını vermesiydi. onunda başlarda pozisyon görüntüsü tekrarı bile yoktu sanki staddayız. gol oluyor o an telefon çalsa göremiyorsun. sonradan bunu giderdiler ama gerçek anlamda görüntü ve sunuş kalitesi hiçbir zaman olmadı.

    digitürk’üm şuan yok ama olsa değil 5 ytl 1 ytl vermem. beni taraftar olarak asla ve asla tatmin etmedi edemez.

    projeleri varmış mış mış yahu allah aşkına gsstore.org muydu neydi artık girmiyorum bile adını unuttum. ilk duyduğumda üye oldum. taksit secenekleri yoktu tamam dedim yani bundan dogal bi şey olamaz acelemiz var internetten satış konusunda kusursuz bir şey yapamıyoruz hemen paraya cevirmeliyiz anlayışı hakim! ” yakın zaman da diğer cardlara taksit secenekleri eklenecektir” gibi bir yazı vardı gel zaman git zaman bir tek farklı taksit seceneği eklenmedi. mail attım yanıt bile vermediler.

    bu böyle gider çünkü potansiyeli harekete geçirecek bir kaliteyi ne stadımız da ne tv’miz de ne de pazarlama ürünlerimiz de var.

    saygılarımla.

    Beğenilen Yorum, Katılıyorum/Katılmıyorum Katılıyorum 4 Katılmıyorum 0

Yorumunuzu yazın

Sponsor bağlantı

Foto Galeri

Giriş / Advanced NewsPaper by Gabfire Themes