Fatih Terim Basın Toplantısı 2. Bölüm

Yazan Hamit Tümer on Eki 19th, 2009 dosyalama Arşiv. Bu yazıyla ilgili yeni yorumları buradan takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya link verebilir ya da hakkında yorum yapabilirsiniz

“İstikrar önemli ama bazen olmuyor, kaçırdığımız gollerin fazlalığıyla dünya kupasına gidemedik, bu sevindirici. Oyunun her bölümünde futbol oynamaya çalışan bir takımız, her söylediğinin bahane olduğum anlaşılmasın diye neden başarısız olduğumuzu anlatmaya çalışmıyorum. Bunun ceremesini de ayrılarak çekiyorum zaten.

“Yerli antrenör konusunda fikrimi belirttim ama sizlere bir serzenişte bulunmak istiyorum. Seversiniz sevmezsiniz ancak bir milli maç var, düşmüşünüz sokaklara önünüze gelene soruyorsunuz, yabancı mı olsun, yerli mi? Ve orda Fatih Terim var. Sevgi bekleyemem ama takdir beklemek hakkım. Ancak siz pazar günüden itibaren elinizde mikrofon önünüze gelene sordunuz, yerli mi, yabancı mı? diye. Orda birini bulacaklar ama biraz da buraya bakmak lazım. Ben gönlümün yerli olduğunu söylemiştim.”

Fatih Terim kimsenin kendisini oyuncu seçimleri nedeniyle eleştirmeye hakkı olmadığını söyledi

Fatih Terim kimsenin kendisini oyuncu seçimleri nedeniyle eleştirmeye hakkı olmadığını söyledi

“Ben doğru olan bir şeyi ne zaman sizler paylaşmadım. Burada şunu yapabilir miydi? Atletico Madrid konusuna girmeyelim diyebilirdim. Ben öyle bir adam değilim, dün akşam kibarlık gösterip telefon açan arkadaşlarıma şu an bir tek ben bilmiyorum bu teklifi dedim. Şu ana kadar böyle bir teklif yok ama bundan sonra olabilir. Ama bana sorsanız doğruyu zaten önceden öğreneceksiniz. Uçak bulamadığım için İspanya’ya gidemediğimi yazmışsınız, Atletico Madrid Stadı’nda 5-6 maç izlediğimi yazmışsınız. Lüften insanlarla bilgi paylaşırken doğruları yazalım. Çok önemli kitlelere hitap ediyorsunuz, Atletico Madrid’in teklifi gurur verir ancak ben bir takımla görüşürken başka bir takımla görüşmem. Daha istifamı buradan çıkınca resmi hale dönüştürüp ayrılacağım. Bir yerle ayrılmadan başka bir takımla görüşmeyi bana nasıl reva gördünüz. Atletico dünyanın en önemli takımlarından bir tanesi. Ülkemizin Fatih Terim’ini kimler istiyorsa bunu herkesin bilmeye hakkı vardır ve ben de bunu paylaşmaktan gurur duyarım.”

“Ders alırım, ders vermem dedim. O günki şartlar içinde vermem gereken cevap oydu. Bugün olsa yine aynısını uygularım, olsun istemezdim ama olduğu zaman da onlardan dönmeyen bir Terim’den bahsediyoruz. Hatalarımı oralarda aramamak çok daha mantıklı gözüküyor. Bunun dışında elbette hatalarım olacaktır. 1000 sporcudan 1 tane yıldız çıkıyor, bu mesaiyi kimse veremeyeceği için doğal kaynaklar dönmek gerekiyor. 20 milyon gencimiz var, bu konuya özellikle eğilmeliyiz.”

Açıkçası Futbol Federasyonu Başkanı ve yönetim kurulu olarak her şeyi düşünmüşlerdir. Oradaki insanlar boşu boşuna hareket etmezler. İncesini, fazlasını eksiğini ona göre bir deklarasyon yayınlamışlardır. O mevkiilere gelmiş insanlara bir şey söyleyecek halim yok. Onların tavrı-tarzı böyledir. Ben olayı öyle bir şekilde algılıyorum. Onlar bunun doğal olduğunu düşünmüşlerdir. TFF’nin yazısını görünce ne hissetmem gerekiyorsa, onu hissettim. Sayın Başkanımız ve yönetim kurulumuzla aramızda herhangi hiç bir şey olmamıştır. Ama gelişen olaylar bana böyle bir karar almayı gerektirmiştir. Benim Levent Bıçakçı ile gelişim nedir, tüm takımlardan sorumlu kişi. Haluk Bey’le birlikte öbür görevim devam etmemiştir, asli görevime dönmüşümdür. Ben bunları açıklayarak kişileri hedef almış olurum. Ben güzel ayrılmaya çalışıyorum ve inşallah da bunu başaracağım. Herkesin çok çabuk yer değiştirebildi bir ortamda başka bir milli takımda çalışabilirim, sadece kulüp takımında çalışacağım diye bir kuralım yok.

“Milli Takım’da neden istifa ettiğiniz konusuna tam bir açıklama yapamadınız?” (Basın Mensubu)

“Ne Mahmut Özgener ne de Futbol Federasyonu’nda çalışan bir arkadaşımla en ufak bir sorunum olmamıştır. Ancak sürece iyi bakmak lazım, hakikaten çalıştığım sürece iyi bakmak lazım. Portekiz maçından sonrasına bakmak lazım, maaştan paradan bahsetmek istemiyorum. Bunların hepsini birleştirdiğiniz zaman Belçika maçı sonrası ve içinde yaşananlar bu kararımı öne almamı sağlamıştır. Bu kimseyle olan sürtüşmemin nedeni değildir.” ifadelerini kullandı.

Fatih Tekke konusu kişisel bir sebep değil. Bu durum kişisel bir sebep olursa sayılar çok artar. Çağrılmayan diğer oyuncuların hepsine de büyük haksızlık olur. İnsanların oyunculara antipati ya da sempatisi olabilir. Ancak bizim bunları konuşmamamız lazım. Saygısızlık yapmamalıyız” dedi.

“Önümüzdeki Avrupa Şampiyonası’na giderek, Türk Milli Takımı bir önceki turnuvada elde ettiği başarının üzerine koyacaktır. Türk Milli Takımı konusunda en güzel açıklamaları 21 yaşındaki Arda söyledi. Milli Takım, dünyanın hiçbir yerinde yenilmeyi kabul etmeyen, basan, ısıran biraz isyankar bir yapıda olmalıdır. Biz bunların hepsini EURO 2008′de anlattık. Oyuncularımızın hepsine Almanya’da aşılamaya çalıştık. 8 maddemiz vardı, bu 8 maddeyi de benim oyuncularım bilir. Bakın İspanya maçına… İspanya’ya pozisyon vermedik, sahanın her yerinde bastık, topla daha fazla oynadık ama şans bizim yanımızda değildi. Bizim Türk Milli Takımı’nı getirdiğimiz nokta budur. Düşünün Türk Milli Takımı, 2010 Dünya Kupası’na gidemediği için büyük eleştiri aldı. Hangi noktadan nerelere geldik. Biz oyun olarak bazı şeyleri kabul ettirdik ancak sonuç olarak bazı şeyler olmadı. Ama unutulmamalı ki biz EURO 2008′de büyük başarılar elde ettik. İsviçre’de Türk bayrakları ile sokaklarda gezdik. Tüm dünya bizi, futbolumuzu konuştu. Yenilmeden UEFA Şampiyonu olan takımın nesli, Türkiye’de büyük başarıların altına imza attı. Bunlar unutulmamalı. Ortada bir başarısızlık vardır ve ben de bunun şu anda bedelini ödüyor. Uluslararası alanda yapılan durumlara bakarak Türkiye’yi değerlendiremez, aynı keyefe koyamazsınız. Beni oynattığım ya da oynatmadığım oyuncular konusunda eleştiremezsiniz.

“Olan her şeye rağmen Türk Milli Takımı’nın olmazsa olmazlarını 8 madde halinde açıkladım, bunları yayınladım. Açıklanan maddelerin büyük bir kısmı şu anda Türk Milli Takımı’nın benliğine işledi. Merdivenlerden inenler her zaman olduğu gibi yine yanımda. Başarı yanımda olduğu gibi başarısızlıkta da yanımda olanlar oldu. Siyasi yazarlara gelince, ben ne yaptığımın farkındayım. Gazetecilerin okunma kaygısı varsa ben bunun malzemesi olmamalıyım. Biz uçaklarda çoğu kez el ele kol kola geldik, kutlamalar yaptık. Ancak şimdi durumlar biraz değişti. Siyaset ile futbol bir bütün değil, ayrı ayrı terimler, olgulardır. Bunları karıştırmamak lazım.”

“Israrla güzel ayrılma örneklerini anlatmaya çalışıyorum. Medyaya kızgın olsam da bunu ifade etmeyeceğim. Zaman zaman manasını aşan bazı olaylar yaşandı ama büyük dağların dumanı da büyük oluyor. Kimse, yolda karşılaştığınız fırtınalara bakmıyor, herkes gemi limana yanaştı mı, yanaşmadı mı buna bakıyor. Yurtdışına çalışabilirim. Ancak ben neden Türkiye’de de çalışmayayım. Bizim yüklendiğimiz misyonlar arasında Türk futboluna hizmet var o yüzden bu hizmetin nerede gerçekleştiği yer farketmez. Fenerbahçe – Galatasaray derbisini bana değil, Rıdvan Dilmen’e sorun. Dilmen, Türk futbolunda bir otoriteridir ve o da bunun cevabını verecektir. Ben de kendisini severek dinliyorum. Bu soruyu ona sorun.”

1 Yorum “Fatih Terim Basın Toplantısı 2. Bölüm”

  1. [...] Basın toplantısının devamı için lütfen tıklayın [...]

    Katılıyorum/Katılmıyorum: Katılıyorum 0 Katılmıyorum 0

Yorumunuzu yazın

Sponsor bağlantı

Foto Galeri

Giriş / Advanced NewsPaper by Gabfire Themes