Ateşle Meşk Edecek Kim? Türk Milli Takımı Teknik Direktörünü Arıyor

Yazan Hamit Tümer on Eki 14th, 2009 dosyalama Köşe Yazıları. Bu yazıyla ilgili yeni yorumları buradan takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya link verebilir ya da hakkında yorum yapabilirsiniz

Terim "Veda" sözcüğünü "İstifa" anlamında kullandığını açıkladı

Terim "Veda" sözcüğünü "İstifa" anlamında kullandığını açıkladı

Fatih Terim’in istifa sözcüğünü kullanmayarak nabız yokladığı ayrılık demeci, hem kamuoyundan hem de federasyondan kabul görmesi sonrası, resmi istifa açıklamasına dönüştü. Terim döneminin sona ermesinin ardından, Türk Milli Takımı’nın başına geçecek teknik direktör adayları birbir sıralanmaya başladı. Biz de bu süreç başlamadan önce hem genel bir Türk Milli Takımı Teknik Direktörü profili çizmek, hem de kamuoyunda sıkça ismi geçen birkaç adayın uygunluğu hakkında yorum yapmak istedik:

Takımımızın başına geçecek teknik direktörün başlıca özellikleri ne olmalı?

1. Bize göre başlıca kriter, gittiği her takımda belli bir standardı tutturabilmiş, istikrarlı ve kendini kanıtlamış bir teknik direktör olmasıdır. En ufak eksiklik ya da başarısızlıkta “Böyle teknik direktör getirirsen, olacağı budur” laflarını duymak istemiyorsak, güven veren, başka takımlarda kendini kanıtlamış biri olması şart.

2. Belli bir sistemi olan, oyuncu seçiminde esnek ve objektif, geldiği takımda ipleri eline alıp yönetebilen bir kişiliğe sahip olması %100 gerekli diye düşünüyorum. Türk futbolcularının ihtiyaç duyduğu motivasyon ve özgüveni verebilecek, sevecen ve disiplinli bir teknik direktör, yeniden bir takım olma yolunda işleri çok kolaylaştıracaktır.

3. Taktik ve oyun anlayışının Türk futboluna uygun olması diğer önemli bir faktör. Defansif zaafiyetimizi, her maç “bir anlık hata” yaşayacağımızı önceden bilecek kadar Türk futbolunu tanıyan, sistemini bu eksikliği asgariye indirerek,  güçlü yanlarımızdan olabildiğince çok faydalanabilecek  bir takım şablonu şeklinde oluşturacak bir teknik direktör takıma çok şey katacaktır.

Bu üç özelliği aklımızda tutarak kamuoyunda adı geçen teknik direktörlere bir göz atalım:

En heyecanlandıran ve en riskli aday, Dilmen

En heyecanlandıran ve en riskli aday, Dilmen

1. Rıdvan Dilmen: Sitemizdeki ankette de görebileceğiniz gibi, Rıdvan Dilmen Fenerbahçeli olmasına rağmen, bütün takım taraftarları tarafından çok beğenilen bir spor yazarı. Türk futbolunun içinde olan, sağduyusu ve öngörüleri güçlü, tutarlı bir spor adamı. İsmi geçen yerli teknik direktörler arasından bize göre en iyi seçim. Kabul edilebilir seçimler arasında ise en riskli olanı. Teknik direktör sıfatıyla hiçbir başarısı bulunmayan, Rıdvan Dilmen, eğer saydığımız güçlü yanlarına, liderlik ve motivasyon özelliklerini ekleyebilirse, milli takımımız için çok iyi bir teknik direktör olacaktır. Ancak bu özellikleri taşıyıp taşımadığı, kullanıp kullanamayacağı meçhul olduğundan, çok riskli bir seçim olacağı aşikar. Yine de, gönlümüz Rıdvan Dilmen diyor, çünkü ayağı yere basan, kendisiyle barışık, sezgi ve öngörüleri kuvvetli böyle bir spor adamının hem milli takımda neler yapabileceğini çok merak ediyoruz, hem de başarılı olacağını hissediyoruz. Ancak, aklım buna şiddetle itiraz ediyor, Türk Milli Takımı’nın böyle bir risk alacak lüksü yok diyor.

Denizli konumu itibariyle ideal aday değil

Denizli konumu itibariyle ideal aday değil

2. Mustafa Denizli: Belki ikisini teknik direktör olarak karşılaştırsanız, Fatih Terim’in Mustafa Denizli’den çok daha iyi bir teknik direktör olduğu iddia edilebilir. Klüp teknik direktörlüğü söz konusu olduğunda bu iddiaya sonuna kadar katılsam da, bana göre Mustafa Denizli milli takım direktörünün gerektirdiği meziyetlere Fatih Terim’den daha fazla sahip. Sakin, uzlaştırıcı tavrı, Terim kadar olmasa da güçlü motivasyon yeteneği, oyun planı oluşturma ve uygulatma konusundaki başarısı ile milli takım için uygun bir teknik direktör adayı. Ancak Beşiktaş’da yaşadığı güven bulanımı, milli takımda yaşayacağı en ufak başarısızlıkta onu topun ağzına koyar. İkinci bir eksisi, takımı bu kötü durumdan kurtarırken aynı zamanda önümüzdeki 10 yılın vizyonunu çizecek sistematik çalışma disiplinine sahip olmaması. Bu sebeplerle,  Rıdvan Dilmen’den sonra en iyi yerli seçim olsa da, Mustafa Denizli ideal seçim olmaktan uzak.

3. Ertuğrul Sağlam: Kısaca, henüz milli takım seviyesine gelmemiş olan bir teknik direktör olması itibariyle, Ertuğrul Sağlam’ın adaylar arasında olmasının bile yanlış olduğunu düşünüyorum. Tabii ki,
Yılmaz Vural, Ersun Yanal, Hakan Şükür ve Bülent Uygun gibi isimler arasında en uygunu Ertuğrul Sağlam kanımca. Yine de, henüz milli takım teknik direktörünün gerektirdiği kaliteye sahip olmadığına, kendisini kanıtlaması gerektiğine inanıyorum. Eğer kendini kanıtlamamış yerli bir teknik direktör koyacak isek takımın başına, bu bence Rıdvan Dilmen olmalı.

Sağlam, teknik direktörlük kariyerinin henüz başında

Sağlam, teknik direktörlük kariyerinin henüz başında

4. Guus Hiddink: Hollanda, Güney Kore ve Rusya dahil birçok milli takım çalıştırmış olan Hiddink’in, prese dayalı mücadeleci futbol anlayışının Türk Milli Takımı için oldukça uygun  olduğunu düşünüyorum. En büyük eksisi, şu anda Türk Milli Takımı’nın ihtiyacı olan dinamizme sahip olmaması. 2008 Avrupa Şampiyonası’nda Rusya ile yarı final oynamasına rağmen, dünya kupasından sonra Türk Milli Takımı’nın yeniden yapılandırılmasına baş koyacak dinamizme sahip olup olmadığı tartışılır. 63 yaşındaki teknik direktöre, ilk başarısızlığında “dede” ünvanının yakıştırıldığını duyar gibiyiz.  Risksiz gibi görünse de, bana göre birinci tercih değil.

Hiddink, mükemmel bir milli takım tecrübesine sahip

Hiddink, mükemmel bir milli takım tecrübesine sahip

5. Mircea Lucescu: Son 7-8 yılda çalıştırdığı her takımı başarıya götüren, İtalyan futbol felsefesini modern futbolla en iyi şekilde birleştirebilmiş teknik direktörlerden biri. Galatasaray ve Beşiktaş ile lig şampiyonlukları, Galatasaray ile Şampiyonlar Ligi çeyrek finali, Shaktar Donestk ile UEFA kupası kazanan Lucescu bize göre uluslararası tecrübesi, Türk futbolunu çok iyi bilmesi, gittiği her takımda istikrarı yakalayabilmesi itibariyle basında adı geçen teknik direktörler arasında en iyi aday. “Korkak futbol” oynattığı için çok eleştirilen Lucescu’nun sadece bu yüzden bile milli takımımız için biçilmiş kaftan olduğunu düşünüyorum, gol yemeden (”bir anlık hata” yaşamadan) bitirebileceğimiz maçlar seyredebilme umuduyla. Eksileri, yaşı (64) ve herhangibir milli takım başarısı olmaması. Shaktar Donestk’den yoğun stresi kaldıramaması sebebiyle ayrılmayı düşünen Lucescu’nun Türk Futbolu’na yön verebilecek birikim ve tecrübeye sahip olduğuna inanıyorum. Yoğun stresten çok azimli bir çalışma gerektiren milli takım teknik direktörlüğünün onun için de çok iyi bir seçim olacağına inanıyorum. Ayrıca Galatasaray’da şampiyon olduğu sene gönderilmesine sebep olan Fatih Terim’in yerine gelmesinin adaletin çarpık bir tecellisi olacağını düşünüyorum.

Lucescu istikrarı ile göz kamaştırıyor

Lucescu istikrarı ile göz kamaştırıyor

6. Christoph Daum: Fenerbahçe’de oynattığı sonuca yönelik, akıllı futbol milli takım için çok uygun. Bu sebeple Daum’un, Lucescu’dan sonra en iyi yabancı aday olduğunu düşünsek de, klüp teknik direktörlüğü ile birlikte götüremeyeceğini kendisi de itiraf ettiğinden listemizde sadece “futbol, iki takım tarafından oynanan, sonunda Almanların kazandığı bir oyundur” lafını Turkcell Süper Lig’de bu kadar gerçeğe dönüştürebilmiş olması sebebiyle yer alıyor.

Fenerbahçe'deki görevi sebebiyle adaylığı kağıt üstünde kalacak

Fenerbahçe'deki görevi sebebiyle Daum'un adaylığı kağıt üstünde kalacak

7. Frank Rijkaard: Rijkaard uzun vadede Türk Milli Takımı’na önemli katkılar yapabilecek bir teknik adam. Ancak ne oyun sisteminin, ne de tecrübesinin, hızlı bir toparlanış gerektiren Türk Futbolu için acil bir çare olacağını düşünmüyoruz. Galatasaray ile milli takımı beraber götürmesi gerektiğini düşündüğümüzde, zaten yoğun bir tempoyla seyreden çalışmalarının, milli takıma hak ettiği emeği vermesini imkansızlaştıracağını düşünüyoruz.

Rijkaard'ın oyun sistemini milli takıma uygulamak uzun zaman gerektirecektir

Rijkaard'ın oyun sistemini milli takıma uygulamak uzun zaman gerektirecektir

Basında ismi geçen birçok teknik direktör adayı daha mevcut, Joachim Löw, Marcelo Lippi ve Arthur Zico gibi. Detaylı incelemeye koyduğumuz 7 adayın Federasyon’un teklif götürmesi muhtemel adaylar olmasına gayret gösterdik.

Sonuç olarak Lucescu bizim Türk Milli Takımı Teknik Direktörlüğü’ne en uygun olduğunu düşündüğümüz aday. Umarız Türkiye Futbol Federasyonu ülkemize yakışacak, takımımızı başarıdan başarıya götürecek ve Türk futboluna sınıf atlatacak bir teknik direktörü takımın başına getirir.

3 Yorum “Ateşle Meşk Edecek Kim? Türk Milli Takımı Teknik Direktörünü Arıyor”

  1. online diyor ki:

    kontrol etmeniz gerekir:)

    Katılıyorum/Katılmıyorum: Katılıyorum 0 Katılmıyorum 0

  2. Ersin AkbuLut diyor ki:

    Bu yorumLarı yapan köse yazarLarının isimLerini cok merak ediyorum. denizLiye terimden iyi diyen. rıdvan diLmen i ertugruL sagLama tercih eden. daumun oynattıgı futboLu begenip! rijjkaard ı uygun görmeyen. Köse yazarLarının futboL biLgiLerini ya sorguLamaLarı gerekir yada bu kadar objektif !!!! oLdukLarı icin kutLamak gerekir. benim kafamda hepsi muamma. en dogru karar Lucescu.

    Katılıyorum/Katılmıyorum: Katılıyorum 3 Katılmıyorum 3

    • Hamit Tümer diyor ki:

      Ertuğrul Sağlam, kendine güveni yeterli olmayan bir teknik direktör. Beşiktaş’daki kariyeri bu yüzden bitti. Maçı çevirecek hamleler yapması gereken yerde kulübeye saklandı. Milli takımın ağırlığını kaldırması mümkün değil. Fatih Terim gibi Türkiye’nin liderlik ve kendine güven konusunda bir numaralı teknik direktörü bile dayanamadı başarısızlığın getirdiği baskıya, Ertuğrul Sağlam mı dayanacak? Rıdvan Dilmen’in güçlü yanlarının bizi duygusal bir seçime yönelttiğini belirttik, doğru seçimin o olduğunu söylemedik. Denizli’nin uzlaştırıcı ve objektif olma özelliklerinin milli takım için onu daha iyi bir seçim haline getirdiğini, ancak Terim’in klüp teknik direktörlüğü bakımından Denizli’den çok daha iyi olduğunu söyledik. Daum’un gol yememeye ve disipline yönelik taktiği milli takımın en büyük zaafı olan amatörce goller yeme hastalığını gidereceği için, istikrar için önemli. Rijkaard’ın uzun vadede başarılı olacağını, ancak bu uzun vadenin milli takım için “fazla uzun” olduğunu söyledik. Lütfen yazı hakkında yorum yaparken, yazının tümünü okumaya özen gösterin, aksi taktirde, böyle yanlış sonuçlara varabilirsiniz.

      Katılıyorum/Katılmıyorum: Katılıyorum 2 Katılmıyorum 1

Yorumunuzu yazın

Sponsor bağlantı

Foto Galeri

Giriş / Advanced NewsPaper by Gabfire Themes