Galatasaray Eskişehirspor karşısında 1-0 öne geçmesine rağmen ikinci yarıda yediği gole karşılık veremedi ve 7. haftada ilk puan kaybını yaşadı. Golleri Nonda (38) ve Mehmet Yılmaz (56) kaydetti. Eskişehir özellikle defansif açıdan çok etkili bir oyun ortaya koydu. Bu oyunla başa baş oynayamayacağı takım yok TSL’de. Rıza Çalımbay ve ekibine tebrikler.

MAÇ NOTLARI:
1. Galatasaray Mustafa Sarp, Keita ve Kewell ile cömertçe harcadığı 4 %100 gol pozisyonunun bedelini 2 puan kaybıyla ödedi. Keita şımarıklığı, Kewell formsuzluğu ve beceriksizliği ile ilk yarıda yakalanan pozisyonları “nasılsa atarız” laubaliliği ile inanılmaz biçimde harcadılar. Özellikle Keita dar bir açıdan kaleciyle karşı karşıya kaldığı 2 pozisyonda, bomboş pozisyondaki Kewell ve Nonda’ya pas atmak yerine şut atmayı tercih edince, Galatasaray 2-0′ı yakalayarak oyunu koparma imkanından mahrum kaldı. Keita’nın etkili ancak başına buyruk oyunu Galatasaray’a katkı sağlıyor gibi görünsede takım oyunu açısından zarar vericiydi. Bütün maç Keita’nın yaratıcılığını kullanmasını bekleyen Galatasaraylı oyuncuların bakışlarında yitti gitti.

2. Etkisiz oyunun merkezinde ise Mehmet Topal vardı. Oyuncu geçen haftalardaki kötü performansını bu maça da taşıyınca orta saha zaman zaman tamamen Eskişehir’in kontrolüne geçti. Durum bu iken Ayhan’ın kenarda bekliyor olması gerçekten acıydı. Mehmet Topal ve Kewell maç boyunca orta sahada yaptıkları gereksiz top kayıpları ile Eskişehir’in hızlı ve akıllı çıkan hücum oyuncularına adeta asist yaptılar. %1 ya da daha düşük şansı olan Mehmet Topal ve Mustafa Sarp birkaç kez hücumdaki arkadaşları çok uygun pozisyondayken uzaktan tamamen gereksiz şutlar çekerek takımın zamanından çaldı. Arda – kötü orta sahanın önünde – hayalkırıklığı yarattı. Topu ileri taşımak için çok geri gelmek zorunda kaldı ve ileride topu buluşturacak adam bulamadan genellikle topu kaybetti. Duran topları da çok kötü kullandı. Takımı ileri taşıması gereken anlarda hep yanlış seçimler yaptı. Orta sahanın beceriksizliğinden çok etkilendiği belliydi. Durgun, sessiz ve etkisizdi.

3. Maçın 20. dakikasında Kewell’ın bu maçta hiçbir katkısı olmayacağı belliydi. Elano gibi bitirici bir oyuncu sağ kanada alınıp, sola Keita geçirilebilirdi. Rijkaard seçimlerini kendi kendinin düşmanıymış gibi inat ederek kullanıyor. Kewell gününde olmadığını bu kadar belli etmişken, 2. yarı başlarken Elano ile değiştirilmemesi büyük bir hataydı diye düşünüyorum. Aslında Kewell harcadığı pozisyonlar ve mücadele gücündeki inanılmaz düşüş ile bu form düşüklüğünün sinyallerini 2-3 maçtır veriyordu. Ancak onun harcadığı pozisyonlar ve kaçırdığı goller maça etki etmediği için pek göze batmıyordu. Bu maçta ise gerçekten çok çok kötüydü. Nonda’yı çok doğru bir hamleyle ilk 11′e alan Rijkaard, 2. yarı çok geç kaldığı Kewell değişikliğinde bir de Elano’nun yerine Aydın’a görev verince maçın kaderini değiştirme ihtimalini iyice azalttı. Baros’un bu kalabalık ve organize defans içinde kaybolacağı belliyken Nonda’yı çıkarması da yanlış bir seçimdi.

4. Ayağa pas ve tek pas kavramlarını temel alan bir futbol anlayışı ile sezona çok iyi bir giriş yapan Galatasaray bu özelliğini neredeyse tamamen yitirmiş gibi görünüyor. Orta sahası kalabalık Eskişehir’e karşı hücum organizasyonu geliştirmekte çok zorlandılar ve sonuçta çoğu zaman uzun toplarla atağa kalktılar. Hava toplarında Eskişehir kalecisi Iveko ve stoperlerden Vucko’nun mükemmel hava hakimiyetleri Galatasaray’ın son 1 aydır kurtarıcısı olan duran toplarından gelen pozisyonların da çoğunu engelleyince, Galatasaray’ın işi şansa kaldı. Geçen hafta Kasımpaşa karşısında 1-0 yenik durumda oynadığı zaman Galatasaray, maçın gidişatı net biçimde Galatasaray galibiyetini işaret ediyor iken, bu maçta bir 90 dakika daha oynansaydı neler olurdu bilmek zor.
5. Galatasaray defansı hızlı hücum yapan Eskişehir karşısında oyunun genelinde iyiydi. Yine de seken toptan gelen goldeki pozisyon hatası ve 2 kez Eskişehirspor forvetinin Leo Franco ile karşı karşıya kalmalarına izin vermeleri, buradaki problemin devam ettiğinin göstergesiydi. Uğur’un sol kanatta oynatılması, defansif açıdan iyi ofansif açıdan ise kötü bir karardı. Sağ ayaklı oyuncunun kritik dakikalarda sol kanattan yaptığı bütün ortalar boşa gitti. Caner o bölgede oynasaydı Galatasaray oradan gol de bulabilirdi de, yiyebilirdi de.
SONUÇ:
- Hava hakimiyeti yüksek, orta sahası mücadeleci ve hızlı atağa kalkan bir takım olan Eskişehirspor, Galatasaray’a nasıl oynamaması gerektiği konusunda ders verdi. En ufak baskıda topu ileriye doğru “sallayan” Galatasaray defansı, gerek pozisyon alışları, gerekse pas isabeti anlamında çok başarısızdı. Galatasaray’ın topu oyuna düzgün sokma ihtimali en düşük oyuncuları topla en çok buluşturmaya yönelik oyun düzeni, ileri uçta yer alan en kaliteli oyuncularının potansiyellerini kullanmasını engelliyor. Topu ileri ulaştırması beklenen isimler: Servet (!), Mehmet Topal (!), Uğur (!), Sabri ve Hakan Balta. Bunlar – Sabri hariç – pas ve adam geçme konularında takımın en kabiliyetsizleri. Linderoth ve Ayhanlı bir orta saha bu problemi büyük ölçüde çözer, ayrıca Ocak ayında defansa çevik, çabuk ve oyun kurabilen bir stoper alınması şart.

- Galatasaray Kasımpaşa maçıın 2. yarısında sergilediği agresif, mücadeleci ve etkili futbolu Eskişehir karşısında ortaya koyamadı. Ayhan varken oynanan futbola baktığımızda temel eksiğin o olduğunu görüyoruz. Ancak Arda ve Kewell’ın formsuzlukları da maçın kaderini ciddi manada etkiledi. Galatasaray bu sonuçla ilk puan kaybını yaşarken, haftalardır bahsettiğimiz topu ileri etkili biçimde taşıyamama problemi ile ilgili hiçbir çözüm üretilmemesi 2 puana mal oldu. Sezon başında seyrettiğimiz Galatasaray bu değil.







1 günde kral olmadık 1 günde tahtan inmeyiz…ölümüne galatasaraylıyızzzz
Katılıyorum/Katılmıyorum:
2
2