Galatasaray Avrupa Ligi ilk maçında Panathinaikos’u deplasmanda Elano (5, 56) ve Baros’un (47) golleriyle yendi ve grup liderliği yolunda önemli bir avantaj elde etti.
MAÇ GÖRÜNTÜLERİ:
MAÇ NOTLARI:
1. Baros son 5 maçtaki insanı çileden çıkaran kötü futbolunu tekrarlamadı neyseki. Top tutma konusunda halen beceriksiz olsa da, aldığı topların bir bölümünü arkadaşlarına geri vermeyi becerebildi. Kontrataklarda ve boşluk bulduğu pozisyonlarda da çok etkiliydi. Baros’un bu maçtaki performansı şu iki noktayı net biçimde ortaya çıkardı: Baros maç seçen bir oyuncu ve Baros’un etkili olması için kalabalık defansıın içinden sıyrılması gerekiyor. Rijkaard’ın Baros’da ısrar etmesinin en büyük sebebinin, Baros’un futbol karakteristiğinin üst düzey takımlara karşı Nonda’ya nazaran daha etkili olacağını düşünmesi olduğuna inanıyorum. Nonda’nın oynadığı her 26 dakikada bir gol gibi inanılmaz bir istatistiği olduğu halde, Rijkaard tarafından ısrarla kenarda tutulması yine de hayret verici. Onu kaybetmek üzere olduğunun farkında mı acaba?
2. Elano mücadele gücündeki yükseliş, verdiği muhteşem ara paslar, takımı hızla hücuma çıkarması ve kanat değiştirmedeki etkinliği ile Arda’nın yerine ciddi bir talip olduğunu gösterdi. Elano – Arda arasında yaşanan tatlı rekabet zorlu maratonda Galatasaray’ın en önemli avantajlarından biri olarak görünüyor. Ancak ikisinin bir arada oynayacağı bir orta saha görebilecek miyiz sorusunun cevabı giderek olumsuza dönüyor. Arda da Elano da defansif anlamdaki eksikleriyle Ayhan’ın yerine talip olamıyor. Bu durumda ya Arda sol kanatta sıkışıp kalacak, ya da Elano yedek klübesinde. Nonda’nın yedek bırakılması dışında bütün kararlarını desteklediğim Rijkaard’ın buna nasıl bir çözüm bulacağını merakla bekliyorum.

3. Sabri – Emre Güngör – Emre Aşık – Hakan Balta defansı beklenenden çok daha iyi bir
performans gösterdi. Emre Güngör’ün sakatlanması, Uğur’un sol beke, Hakan Balta’nın stopere alınmasından sonra da defansta ciddi bir eksiklik görünmedi. Panatinaikos’a biri gol olan iki pozisyon haricinde %100 gol şansı verilmedi. Özellikle Emre Aşık, bir önceki yazımızda belirttiğimiz Bülent Korkmaz olma potansiyelini bu maçta net biçimde sergiledi. 90 dakika boyunca oyun disiplininden kopmayan ve Galatasaray kalesine maç boyunca sayısız atak gerçekleştiren bir takım karşısındaki bu defans disiplini ilerisi için çok önemli işaretler verdi. Büyük takımlara karşı zorlanacağı iddia edilen Galatasaray’ın tam tersine – defansının daha disiplinli oynaması sebebiyle – daha rahat galibiyetler elde etmesi gerçekten ilginç.
4. Mustafa Sarp orta sahanın değişmezi oldu. Yanındaki Mehmet Topal boş adamı bulma konusundaki beceriksizliği ve defansa yaptığı sınırlı katkı ile ancak vasat bir görüntü çizdi. Ayhan’ın takıma tekrar katılması orta sahanın pas trafiğini çok rahatlatacaktır. Bu alternatiflere Linderoth da eklenirse, Mehmet Topal’ın form grafiğini çok daha yukarılara taşımadan ilk 11′e girmesi çok zor görünüyor.
SONUÇ:
- Galatasaray, Beşiktaş maçından sonra 2. kez, Arda olmadan kazandı. Rijkaard’ın sisteminin ve takım hüviyetinin (vazgeçilmez kimsenin olmaması felsefesinin) oturduğu bir maç izledik denilebilir.
- Rijkaard rakibe göre oyuncu ya da sistem değişikliğine gitmese de, oyun içinde sürekli tempodan çok skora göre futbol oynanmasına müsaade ediyor. Bu da takımın enerjisinin ve kazanma arzusunun ekonomik kullanımı adına önemli.
- Avrupa Ligi Kupası’nın hayal olmadığı, geçen sene Şampiyonlar Ligi’nde oynayan ve başarılı sonuçlar alan bir rakibe karşı alınan bol gollü deplasman galibiyeti ile bir kez daha teyid edildi.









BEN BİR GALATASARAYLIYM.TAKIMIN SON GÜNLERDE KÖTÜ GÖRÜYORUM.AMA BEN YÜREKTEN İNANIYORUM BU YIL BÜYÜK İŞLER YAPACAKTIR.
KUPALARI ALACAKTIR.ONU İÇİN BEN DİYORUM Kİ GENÇ OYUNCUULAR OYNANAKMASIN İSTİYORUM.
Katılıyorum/Katılmıyorum:
2
0